HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

bırakmak anlamı | Babel Free

Fiil CEFR B1 Frequent
bɯ.ɾak.ˈmak

Tanımlar

  1. elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak
  2. koymak
  3. bir işi başka bir zamana ertelemek
  4. unutmak
  5. |bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek
  6. saklamak, artırmak
  7. bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek
  8. engel olmamak
  9. sarkıtmak
  10. ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak
  11. bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek
  12. uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak
  13. bıyık veya sakal uzatmak
  14. özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak
  15. boşamak
  16. kötü bir durumda terk etmek
  17. ayrılmak, terk etmek
  18. sınıf geçirmemek, döndürmek
  19. bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek
  20. bakılmak, korunmak için vermek
  21. yanına almamak, yanında götürmemek
  22. sahiplik hakkını başkasına vermek
  23. yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak
  24. bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek

Conjugation

Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of bırakmak.

Full conjugation → Practice this verb →

Eşdeğerler

العربية أذعن خلى سدر نزف هجر ودع
Azərbaycanca əl çəkmək uymaq
Български напускам
Eesti hülgama
Gaeilge tréig
Gàidhlig gèill leig le trèig
עברית שחרר
हिन्दी छोड़ देना
Magyar cserben hagy felad kiejt kienged
Հայերեն լքել
Bahasa Indonesia biar menelantarkan putusan bebas vrijspraak
Қазақша тастау
Kurdî berdan berdan lasa
Te Reo Māori tuku tukutuku
Tiếng Việt buông tha cho để

Örnekler

“sosyal medyayı bırakmak”

to quit social media

“sigarayı bırakmak”

to quit smoking

“içmeyi bırakmak”

to quit alcohol

“bırak konuşsun”

let him speak

“işi başkasına bırakmak”

to leave the job for someone else

“onu eve bıraktı”

she brought him home

“onu bıraktı”

she left him

“geçmişi bırakmak”

to forget about the past

“sakal bırakmak”

to grow a beard

“aç bırakmak”

to leave hungry

“Mermer masaya bir yirmi beşlik bıraktı.”
“Gezmeyi haftaya bıraktık.”
“Acaba eldivenlerimi nerede bıraktım”
“Paranın bir kısmını bırakırsan rahat edersin.”
“Cemal Paşa'da anlamadığı işi ehline bırakmak meziyeti vardı.”
“Bırak, burasını benim defterimden okuyayım.”
“Saçlarını omzuna bırakmış.”
“Hayata gözlerini kaparken ardında yedi yaşında bir oğul, on iki yaşında bir kız bırakıyordu.”
“Gerçekten sigarayı bıraktı, bıraktı ama huzuru da sükûnu da kalmadı.”
“Bu yazarın bir de Fransızca kitabını almıştım ama sıkılmış bırakıvermiştim.”
“Bıraksam acaba beyaz bir çift güvercin gibi uçarlar mı”
“Bıraktıkları zevcelerini yine canları isterse tekrar alabilirler.”
“Mahalle arasındaki küçük dükkânını bırakarak karısını, şehrin başka bir tarafında bir eve yerleştirdi.”
“Öğretmen üç tembel çocuğu bıraktı.”
“Başkalarına on ikiye veriyoruz ama sana onar kuruştan bırakayım.”
“Eşyamı size bırakacağım.”
“Telgrafhanede bir zabit bırakarak işinin başına gitmesini rica ettim.”
“Bizim komşu bütün malını Kızılay'a bırakmış.”
“İz bırakmak. Leke bırakmak.”

CEFR Seviyesi

B1
Orta
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
See all B1 Türkçe words →

Ayrıca bakınız

Bu kelimeyi bağlamında öğrenin

Ücretsiz dil kursumuzda bırakmak kelimesini gerçek konuşmalarda görün.

Ücretsiz kursa başla

Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free