HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of vermek | Babel Free

Verb CEFR A2 Common
/veɾˈmek/

Tanımlar

  1. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek.
  2. Bırakmak veya bağışlamak.
  3. atfetmek, ondan bilmek.
  4. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek
  5. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek:
  6. Bir şeyi satmak:
  7. Kızı, kadını biriyle evlendirmek:
  8. yaymak
  9. Bitkinin ortaya çıkması
  10. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak:
  11. Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak:
  12. sahip olmasını sağlamak
  13. kazandırmak:
  14. Katmak
  15. Bir şey ayırmak
  16. Bir yere dayamak
  17. Doğurmak
  18. Bilgi edinmesi için göndermek:
  19. belirlemek:
  20. Cinsel yönden kendisini kullandırmak.
  21. Kız, yemekten sonra oğlana vermiş.
  22. Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak

Eşdeğerler

Örnekler

“Bu çocuk bana biraz para verdi.”

This kid gave me some money.

“Barış'a verdin mi?”

Did you put out for Barış? (lit. Did you give [it] to Barış?)

“ver- + -i + vermek → verivermek (“to quickly give”)”
“Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi.”

CEFR Seviyesi

A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See vermek used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course