vermek anlamı | Babel Free
veɾˈmekTanımlar
- Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek.
- Bırakmak veya bağışlamak.
- atfetmek, ondan bilmek.
- Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek
- Döndürmek, çevirmek, yöneltmek:
- Bir şeyi satmak:
- Kızı, kadını biriyle evlendirmek:
- yaymak
- Bitkinin ortaya çıkması
- Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak:
- Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak:
- sahip olmasını sağlamak
- kazandırmak:
- Katmak
- Bir şey ayırmak
- Bir yere dayamak
- Doğurmak
- Bilgi edinmesi için göndermek:
- belirlemek:
- Cinsel yönden kendisini kullandırmak.
- Kız, yemekten sonra oğlana vermiş.
- Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of vermek.
Eşdeğerler
Afrikaans
gee
Azərbaycanca
vermək
Dansk
give
Deutsch
abgeben
andichten
auslöschen
ausmachen
beimessen
geben
geben
versagen
zurückführen
zuschreiben
Ελληνικά
αποδίδω
English
absolve
dispense
donate
fuck
give
give
give out
grant
put out
to attribute
to give
to put out
to sell
Eesti
andma
Galego
atribuír
Қазақша
беру
Polski
fasować
gasić
nawalać
nawalić
powydawać
rozdać
rozdawać
ugasić
ugaszać
wygasić
wygaszać
wysiąść
zagasić
zagaszać
zdzierać
zedrzeć
zgasić
zużyć
zużywać
Українська
видавати
видати
викинути
випускати
випустити
виставити
виставляти
відмовити
відмовляти
гасити
дати
тушити
Oʻzbekcha
qilmoq
中文
發熱
ZH-TW
發熱
Örnekler
“Bu çocuk bana biraz para verdi.”
This kid gave me some money.
“Barış'a verdin mi?”
Did you put out for Barış? (lit. Did you give [it] to Barış?)
“ver- + -i + vermek → verivermek (“to quickly give”)”
“Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi.”
CEFR Seviyesi
A2
Temel
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free