HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of getirmek | Babel Free

Verb CEFR B1 Frequent
/ɟe.tiɾˈmec/

Tanımlar

  1. bildirmek, iletmek
  2. bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak
  3. erişmek veya eriştiğini sanmak
  4. gelmesini sağlamak
  5. ileri sürmek
  6. makama atamak/tayin etmek veya seçmek
  7. sağlamak
  8. sebep olmak, ortaya çıkarmak

Eşdeğerler

English bring swap in

Örnekler

“Bana bir çiçek getirdi.”

He brought me a flower.

“Bana şu çiçeği getirdi.”

He brought me that flower.

“Kuşlar, kuşlar haber getirmiyor”

The birds, the birds aren't bringing any news

“Baharı getirdik.”
“Dün bir deri bir kemik hâlinde eve getirip bırakmışlar.”
“Örnek getirmek.”
“Bir zâbit nefes nefese şu haberi getirdi.”
“Haftada bir cuma günleri işleyen küçük bir kahve ayda ne kadar gelir getirirse…”
“Bu rüzgâr kar getirir.”

CEFR Seviyesi

B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See getirmek used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course