Meaning of kar | Babel Free
/ˈkaɾ/Tanımlar
- Alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı; getiri.
- Klasik Türk müziğinde makam ve usul geçkileri ihtivâ eden, büyük usullerle bestelenmiş, sazlı ve sözlü terennümlerle süslü, fasılda peşrevden sonra yer alan, güfteli uzun beste formu.
- Bir soyadı.
- buz kristallerinden oluşan; parlak, beyaz, katı ve çoğunlukla altıgen formundaki donarak yağan su buharı
- yarar
- Üretim faktörlerinden biri olan girişimcinin üretimden aldığı pay.
- Maliyet fiyatıyla satış fiyatı arasındaki fark; ticaret.
Örnekler
“Kıştı, yerler iki karış kar tutmuştu.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.