Meaning of vazgeçmek | Babel Free
/ˈvaz.ɟet͡ʃ.mec/Tanımlar
- kendi hakkı saydığı bir şeyi artık istemez olmak
- -den eskiden beri yapmakta olduğu bir şeyi artık yapmaz olmak
- -den niyetten veya karardan dönmek, caymak
Eşdeğerler
Örnekler
“kaçmaktan vazgeçsen iyi olur.”
it'd be good if you gave up on running.
“şu aptal planından vazgeç artık.”
forget that stupid plan of yours already.
“kazadan sonra hayalinden vazgeçti.”
she gave up on her dreams after the accident.
“Oğlu Gulam Hüseyın ve eski mesai arkadaşlarının bir saat süren ricalarından sonra eski Başbakan Dr. Musaddık dün gece açlık grevinden vazgeçerek pilâv, sebze ve haşlanmış tavuktan mürekkep bir akşam yemeği yemiştir.”
After an hour-long plea from his son Ghulam Hussein and former colleagues, former Prime Minister Dr. Mosaddegh gave up his hunger strike and ate a dinner of rice, vegetables and boiled chicken last night.
“Ben bu sevdadan vazgeçmez iken. Gizli gizli haber salıp durmasın.”
“Günün bu son hazzını çıkarmadan ondan niçin vazgeçeriz”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.