Meaning of saat | Babel Free
/sɑˈɑtʲ/Tanımlar
- bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası, 60 dakikadan oluşan zaman birimi
- bir işin yapıldığı belli bir zaman
- vakit, zaman
- günün hangi anı olduğunu gösteren alet
- sayaç
Eşdeğerler
Örnekler
“Beş altı mil ötedeki karşı kıyıya bir saatte varabilirdik ancak.”
“Yemek saati. Kahvaltı saati. Uyku saati. Çalışma saati.”
“Oyuncular meyus olmayarak gene saati geldiği vakit perdelerini açtılar.”
“Kolundaki krome saate göz attı.”
“Elektrik saati. Su saati.”
CEFR Seviyesi
A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.