CEFR Level
A1
Turkish — Beginner Vocabulary
438 words
Can understand and use familiar everyday expressions and very basic phrases.
| # | Word | Type | IPA | Definition |
|---|---|---|---|---|
| 1 | bir | İsim, Sıfat, Zarf, Zamir, Tanımlık | /bir/ | sayıların ilki. |
| 2 | bu | Sıfat, Zamir, Tanımlık, Deyim | /ˈbu/ | (işaret adılı): en yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan… |
| 3 | ne | İsim, Sıfat, Zarf, Zamir, Bağlaç, Ünlem | /nɛ/ | diğer zamirlerle veya şahıs isimleriyle beraber kullanıldığında onların üzerine vazife olmadığı, onları ilgilendirmediği… |
| 4 | ve | İsim, Bağlaç | /ve/ | The name of the Latin script letter V/v. |
| 5 | için | İsim, Fiil, Zarf | ||
| 6 | mi | İsim, Zarf, Deyim | /mi/ | Used to form interrogatives. |
| 7 | de | İsim, Fiil, Bağlaç | /dɛ/ | daha önce geçmiş bir cümle veya eş görevli öge ile sonraki arasında "-den başka" anlamıyla ilişki kuran söz. |
| 8 | o | İsim, Zamir | /o/ | (işaret adılı): uzaktaki bir şeye işaret etmek için kullanılan işaret zamiri. |
| 9 | ben | İsim, Zamir | /bɛn/ | Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke veya kabartı. |
| 10 | çok | İsim, Sıfat, Zarf, Tanımlık | /[tʃɔk]/ | much, many, plenty, a lot. |
| 11 | ama | İsim, Sıfat, Bağlaç | /[ɑːmɑː]/ | uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan söz. |
| 12 | evet | İsim, Zarf, Ünlem | /e.vet/ | The smooth newt. |
| 13 | var | İsim, Fiil, Sıfat, Ünlem, Tanımlık | /vɑɾ/ | Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. |
| 14 | da | Bağlaç | /‿dɑ/ | as well, too, also. |
| 15 | mı | Zarf, Deyim | /mɯ/ | Used to form interrogatives. |
| 16 | değil | İsim, Zarf | /deˈ(j)il/ | cümlede bazı unsurları olumsuzlamak amacıyla kullanılan edat. |
| 17 | şey | İsim, Ünlem | /ˈʃej/ | eşya, hâl, iş, madde, olay, söz v.s.'nin yerine kullanılan, belirsiz mânâsı olan bir kelime. |
| 18 | hayır | İsim, Sıfat, Zarf, Ünlem | /[hɑˈjɯɾ̞̊]/ | karşılık beklenmeden yapılan yardım, iyilik. |
| 19 | daha | Zarf | /daˈha/ | kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için ku… |
| 20 | sen | İsim, Zamir | /ˈʃen/ | (kişi adılı): ikinci tekil şahısı gösteren söz. |
| 21 | kadar | İsim, Zarf | /ka.ˈdaɾ/ | In an imprecise but close amount, quantity, size or other measures; approximately. |
| 22 | bana | Zamir | ben zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi. | |
| 23 | gibi | İsim, Zarf, Zamir | /ɡiˈbi/ | like, similar to. |
| 24 | yok | İsim, Sıfat, Zarf, Bağlaç, Ünlem, Deyim | /ˈjoc/ | bulunmayan, olmayan şey. |
| 25 | bunu | Zamir | bu sözcüğünün belirtme tekil çekimi. | |
| 26 | onu | Sıfat, Zamir | /[o.ˈnʊ]/ | o adılının belirtme hâli. |
| 27 | iyi | İsim, Sıfat, Zarf, Ünlem, Deyim | /i.ˈji/ | öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. |
| 28 | tamam | İsim, Sıfat, Zarf, Ünlem | /tɑˈmɑm/ | all, whole, complete. |
| 29 | beni | İsim, Zamir | /[bɛ.ˈnɪ]/ | ben adılının belirtme hâli. |
| 30 | seni | İsim, Zamir | /[sɛ.ˈnɪ]/ | sen adılının belirtme hâli. |
| 31 | her | Zarf, Zamir, Tanımlık | /ˈheɾ/ | every time. |
| 32 | benim | Zamir | /beˈnim/ | genitive of ben (“I”): my, of mine. |
| 33 | sana | İsim, Zamir | sen adılının yönelme durumu eki almış biçimi, -e hâli ya da durumu. | |
| 34 | ki | İsim, Sıfat, Bağlaç | /ˈci/ | A term indicating intrinsic energy; usually associated with martial art – karate, judo, aikido, etc. – practitioners who… |
| 35 | ya | Zarf, Bağlaç, Ünlem | /ja/ | An expression used to indicate ratification of a statement that requires an approval or necessity. |
| 36 | neden | İsim, Zarf | /neˈdæn/ | bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum. |
| 37 | zaman | İsim | /[zɑˈmɑn]/ | Çekimli fiilin karşıladığı kılış veya oluşun içinde geçtiği dil bilgisel zaman dilimini gösteren kategori; bildirme kipi… |
| 38 | sadece | İsim, Zarf | /saːdedʒe/ | only, just. |
| 39 | senin | Zamir | /[sɛ.ˈnɪn]/ | genitive of sen: your, of you. |
| 40 | burada | Zarf | /bu.ɾaˈda/ | bu yerde, bunda. |
| 41 | nasıl | İsim, Sıfat, Zarf | /ˈna.sɯɫ/ | bir işin ne biçimde, hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan söz. |
| 42 | hiç | İsim, Zarf, Ünlem | /ˈhit͡ʃ/ | bir soruya açık bir cevap verilmek istenmediğinde cevap cümlesinin başına getirilir. |
| 43 | sonra | İsim, Zarf | /son.ɾɑ/ | arkadan gelen bölüm veya zaman. |
| 44 | şimdi | Zarf | /ˈʃim.di/ | şu anda, içinde bulunulan zaman. |
| 45 | en | İsim, Zarf | /en/ | (halk ağzı) hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. |
| 46 | öyle | Sıfat, Zarf, Ünlem | /ˈøj.le/ | onun gibi olan, ona benzer. |
| 47 | MÜ | İsim, Zarf, Edat, Deyim | /ˈmu/ | Used to form interrogatives. |
| 48 | şu | İsim, Sıfat, Zamir, Tanımlık, Deyim | /[ˈʃʊ]/ | bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde elde edilen kokulu sıvı. |
| 49 | misin | Deyim | /mi.sin/ | 2. tekil şahıs gelecek/geniş/şimdiki zaman soru eki. |
| 50 | önce | İsim, Zarf | /[øn.d͡ʒe]/ | ilk olarak, başlangıçta, sonra karşıtı. |
| 51 | biraz | İsim, Sıfat, Zarf | kısa bir süre için. | |
| 52 | Hadi | İsim, Ünlem | /ˈha.di/ | Bir erkek adı. |
| 53 | güzel | İsim, Sıfat, Zarf | /[ɟy.ˈzɛl]/ | beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. |
| 54 | musun | Zarf | ||
| 55 | oldu | İsim, Fiil, Zarf, Ünlem | /ol.ˈdu/ | olmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 56 | yani | Zarf, Bağlaç, Ünlem | /[jɑːni]/ | in other words, actually, namely, to wit, kind of, somewhat, id est, that is, meaning, you know. |
| 57 | böyle | Sıfat, Zarf, Tanımlık | /ˈbœj.le/ | such; like this (that, these, those). |
| 58 | ona | Sıfat, Zamir | /[o.ˈnɑ]/ | o zamirinin yönelme hâli. |
| 59 | lütfen | Zarf, Ünlem | /ˈlyt.fɛn/ | unwillingly, halfheartedly. |
| 60 | onun | İsim, Sıfat, Zamir | /[o.ˈnʊn]/ | genitive singular of o. |
| 61 | bile | İsim, Zarf, Bağlaç | /biˈle/ | together, with. |
| 62 | bak | Fiil, Ünlem | ||
| 63 | çünkü | Bağlaç | /tʃyɲ.cy/ | şu sebeple, şundan dolayı, zira. |
| 64 | peki | İsim, Zarf, Ünlem | /peˈci/ | what about. |
| 65 | eğer | Fiil, Bağlaç | /eɣer/ | şart anlamını güçlendirmek için şartlı cümlelerin başına getirilen kelime. |
| 66 | artık | İsim, Sıfat, Zarf | /[ɑɾˈtɯk]/ | bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. |
| 67 | gerçekten | İsim, Zarf, Ünlem | /ɟæɾ.tʃecˈtæn/ | gerçek olarak, hakikaten, sahi, sahiden, filhakika, filvaki. |
| 68 | geri | İsim, Sıfat, Zarf | /[ɟeɾi]/ | arka, bir şeyin sonra gelen bölümü, art, alt tarafı, ileri karşıtı. |
| 69 | biliyorum | Fiil | bilmek fiilinin şimdiki zaman 1. teklik şahıs çekimi. | |
| 70 | istiyorum | Fiil | istemek sözcüğünün birinci tekil şahıs şimdiki zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 71 | kim | Zamir, Bağlaç | /kim/ | (belgisiz adıl): "Hangi kişi?" mânâsında cümlede, özne, tümleç, nesne, yüklem görevinde kullanılan bir kelime. |
| 72 | olarak | Zarf | /oɫɑɾɑk/ | diye, yerine. |
| 73 | başka | İsim, Sıfat, Zarf | /baʃ.ˈka/ | nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. |
| 74 | belki | Zarf, Bağlaç | /bɛlˈci/ | Muhtemel olarak; belkim, herhâlde. |
| 75 | tek | İsim, Sıfat, Zarf, Deyim | /ˈtec/ | Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri. |
| 76 | doğru | İsim, Sıfat, Zarf | /doːˈɾu/ | Bir soyadı. Dürüst, yalansız, sözüne güvenilen. |
| 77 | büyük | İsim, Sıfat | /[byˈjyc]/ | (mecaz) Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. |
| 78 | olan | İsim, Fiil, Sıfat | /oˈlan/ | subject non-past participle of olmak. |
| 79 | biri | İsim, Zamir | /ˈbi.ɾi/ | |
| 80 | olur | İsim, Fiil, Sıfat, Zarf, Ünlem | /[oˈlur]/ | Erzurum iline bağlı bir ilçe belediyesi. |
| 81 | buraya | İsim | ||
| 82 | bay | İsim, Sıfat | /ˈbaj/ | Bir erkek adı. bolluk, egemenlik, erklik, üstünlük, varlık, zenginlik demek olan erkek ismi. |
| 83 | in | İsim, Fiil | /in/ | yaban hayvanlarının kendilerine yuva edindikleri kovuk. |
| 84 | olacak | İsim, Fiil, Sıfat | ||
| 85 | adam | İsim | /ɑˈd̟ɑm/ | Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse:. |
| 86 | ile | İsim, Bağlaç | /iˈle/ | kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. |
| 87 | hiçbir | Sıfat | /hitʃ.biɾ/ | bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan tanesinin bile olmadığını anlatan söz. |
| 88 | biz | İsim, Zamir | /biz/ | we (subject form). |
| 89 | yardım | İsim | /jaɾˈdɯm/ | Bir ülkeye veya birine bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri; destek. |
| 90 | demek | Fiil, Sıfat, Zarf, Bağlaç | herhangi bir kanıya, yargıya varmak. | |
| 91 | hey | Ünlem | Sitem, yakınma, azar, beğeni vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz. | |
| 92 | bilmiyorum | Deyim | I don't know. | |
| 93 | bunun | Zamir | bu sözcüğünün tamlayan tekil çekimi. | |
| 94 | tüm | İsim, Sıfat | /tym/ | bir şeyin bütünü, topu, tamam, hepsi. |
| 95 | teşekkürler | İsim, Ünlem | /te.ʃec.cyɾˈleɾ/ | teşekkür (ad) sözcüğünün çoğul çekimi. |
| 96 | fazla | İsim, Sıfat, Zarf | /fɑzɫɑ/ | gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade. |
| 97 | yeni | İsim, Sıfat, Zarf | /jeˈni/ | o güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. |
| 98 | gün | İsim | /ˈɟyn/ | Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre; ruz. |
| 99 | ederim | Fiil | etmek fiilinin bildirme kipi geniş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 100 | nerede | İsim, Zarf, Ünlem | /ˈne.ɾe.de/ | hangi yerde, hangi yönde. |
| 101 | tanrım | İsim | tanrı sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. | |
| 102 | A | İsim, Ünlem, Deyim | /ʲa/ | nota işaretlerini harflerle gösterme yönteminde la sesini bildirir. |
| 103 | merhaba | İsim, Ünlem | /ˈmæɾ.ha.baː/ | Günaydın veya hoş geldiniz anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü. |
| 104 | efendim | İsim, Ünlem | /efenˈdim/ | efendi (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. |
| 105 | orada | Zarf | /oɾada/ | işaret edilen görece olarak uzak yerde. |
| 106 | son | İsim, Sıfat | /ˈson/ | Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı; encam, hatime. |
| 107 | kötü | İsim, Sıfat, Zarf | /cø.ty/ | villain, knave, rogue. |
| 108 | gece | İsim, Sıfat, Zarf | /[ɟe̞ˈd͡ʒɛ]/ | Akşamdan sonra başlayan ve gün ağarıncaya kadar geçen zaman dilimi; tün, şeb. |
| 109 | biliyor | Fiil | /biliˈjoɾ/ | bilmek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi şimdiki zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 110 | sorun | İsim, Fiil | /soˈ.ɾun/ | araştırılıp öğrenilmesi, düşünülüp çözümlenmesi, bir sonuca bağlanması gereken durum. |
| 111 | iki | İsim, Sıfat | /i.ˈci/ | birden sonra üçten önce gelen sayma sayısı. |
| 112 | harika | Sıfat | /haː.ɾiˈka/ | olağanüstü. |
| 113 | gerek | İsim, Sıfat, Bağlaç, Deyim | /ɟeˈɾec/ | (Trabzon ağzı) fasulye dikmek için kullanılan ince ve uzun sırık. |
| 114 | ET | İsim, Fiil, Deyim | /ˈet/ | hayvan ve insanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka. |
| 115 | tam | İsim, Sıfat, Zarf | /tam/ | Amerikan doları, para birimi $. |
| 116 | bütün | İsim, Sıfat, Tanımlık | /byˈtyn/ | birlik, tamlık. |
| 117 | diye | Fiil, Zarf | /[dijɛ]/ | herhangi bir yargıya vararak. |
| 118 | hemen | İsim, Sıfat, Zarf | /heˈmɛn/ | yalnız, sadece. |
| 119 | siz | Zamir | /siz/ | (kişi adılı): çokluk ikinci kişi zamiri ve bir kişiye saygı ve incelik belirtisi olarak kullanılan bir seslenme sözü, ki… |
| 120 | ol | Fiil, Sıfat, Zamir | /ˈol/ | ölmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 121 | olabilir | Sıfat | gerçekleşme olanağı bulunan, olur, mümkün, kabil. | |
| 122 | i | İsim | /i/ | i harfinin düzeltme işareti ile kullanımı, nispet i'si. |
| 123 | olsun | Fiil | /oɫsun/ | olmak sözcüğünün üçüncü tekil şahıs emir kipi çekimi. |
| 124 | küçük | İsim, Sıfat | /cyˈtʃyc/ | Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan; mikro, ufak tefek, büyük karşıtı. |
| 125 | size | Zamir | /siˈzɛ/ | siz (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi. |
| 126 | yüzden | Zarf | görünüş olarak, bakarak, sebebiyle. | |
| 127 | bayan | İsim, Ünlem | Kadınların ad veya soyadlarının önüne getirilen saygı sözü. | |
| 128 | aynı | İsim, Sıfat, Zamir | /ˈaj.nɯ/ | eski durumunda kalmış, değişmemiş. |
| 129 | teşekkür | İsim | /teʃecˈcyɾ/ | yapılan bir iyiliğe karşı duyulan kıvanç ve gönül borcunu anlatma. |
| 130 | hakkında | İsim, Zarf | /hak.kɯn.ˈda/ | hak (ad) sözcüğünün ikinci tekil şahıs bulunma tekil çekimi. |
| 131 | tabii | Sıfat, Zarf | /tɑˈbiː/ | olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. |
| 132 | gel | Fiil | /ɟɛl/ | gelmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 133 | onları | Sıfat, Zamir | /[on.lɑ.ˈɾɯ]/ | Onlar zamirinin belirtme hâli. |
| 134 | kendi | Sıfat, Zarf, Zamir | /cendi/ | "Kendisi, kendileri" biçiminde bazen saygı duygusuyla veya söz konusu olanları amaçlayarak "o" ve "onlar" yerine kullanı… |
| 135 | kız | İsim, Fiil, Ünlem | /ˈkɯz/ | dişi cinsten çocuk ya da genç, oğlanın karşıtı; duhter. |
| 136 | devam | İsim | /[deˈvam]/ | bir yere belli bir amaçla, gereken zamanlarda gitme. |
| 137 | bize | Zamir | /[bɪ.ˈzɛ]/ | Biz zamirinin yönelme hâli. |
| 138 | e | İsim, Ünlem | /ˈe/ | Türk alfabesinin 6. harfi. |
| 139 | ver | Fiil | /ˈveɾ/ | vermek sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. |
| 140 | izin | İsim | /[iˈzin]/ | bir şey yapmak için alınan veya verilen hürriyet, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet. |
| 141 | bizi | Zamir | /[bɪ.ˈzɪ]/ | Biz zamirinin belirtme hâli. |
| 142 | buna | İsim, Zamir | dative singular of bu. | |
| 143 | anne | İsim | /ɑnːe/ | Çocuğu olan kadın; aba, ana, kocakarı, nene, valide, mader. |
| 144 | selam | İsim, Ünlem | /seˈlam/ | bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir… |
| 145 | vardı | Fiil | varmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 146 | geldi | İsim, Fiil | gelmek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 147 | bizim | Zamir | /biˈzim/ | genitive of biz (“our, ours”). |
| 148 | sizi | Zamir | /[sɪ.ˈzɪ]/ | Siz zamirinin belirtme hâli. |
| 149 | dür | İsim, Fiil, Ünlem | ||
| 150 | kimse | İsim, Zamir | /ˈkim.se/ | (belgisiz adıl): herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi, biri. |
| 151 | göre | İsim, Fiil, Zarf | /ɟøˈɾe/ | Nevşehir ili Merkez ilçesine bağlı bir belediye. |
| 152 | asla | İsim, Zarf | /ˈas.ɫaː/ | hiçbir şekilde, hiçbir zaman. |
| 153 | baba | İsim, Sıfat | /baˈba/ | Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. |
| 154 | değilim | İsim, Fiil | /[diːlim]/ | değil (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. |
| 155 | aslında | İsim, Zarf | /ɑs.lɯnˈdɑ/ | asıl olarak, esasen, esasta, haddizatında. |
| 156 | önemli | İsim, Sıfat | /[ø.nɛm.ˈlɪ]/ | a male given name. |
| 157 | tekrar | İsim, Zarf | /[tekɾaɾ]/ | Yeni baştan. |
| 158 | git | Fiil | /ˈɡit/ | gitmek (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 159 | yoksa | Bağlaç | /ˈjok.sa/ | Endişe, merak, ümit gibi duyguları güçlü şekilde anlatmak için kullanılan bir söz. |
| 160 | hala | İsim, Zarf | /ˈhɑːlɑː/ | (halk dili) (Havza ağzı) annenin kız kardeşi, teyze. |
| 161 | işte | Zarf, Ünlem | /iʃˈte/ | "lo! there it is", ta-da, presto, voilà. |
| 162 | oh | Ünlem | /ˈoh/ | Sevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama gibi çeşitli duyguları belirtir. |
| 163 | içinde | İsim, Zarf | /itʃinˈdɛ/ | in, within, inside. |
| 164 | mısın | Deyim | /mɯ.sɯn/ | 2. tekil şahıs gelecek/geniş/şimdiki zaman soru eki. |
| 165 | yine | İsim, Zarf | /ˈji.ne/ | An ethnic group of the Amazon. |
| 166 | bence | Zarf | bana göre, benim düşüncemce. | |
| 167 | olmak | Fiil | /oɫˈmak/ | ek fiilin geniş zamanı olan -dır/-dir mânâsında kullanılan bir söz. |
| 168 | bugün | İsim, Zarf | /buˈɟyn/ | içinde bulunulan çağ, zaman. |
| 169 | söyle | Fiil | /[søjˈlɛ]/ | söylemek sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. |
| 170 | birlikte | Zarf | /[biɾlictɛ]/ | bir arada, beraberce, hep beraber. |
| 171 | olmaz | İsim, Fiil, Sıfat | /oɫmɑz/ | |
| 172 | pekâlâ | İsim, Sıfat, Zarf, Ünlem | /pe.ca.laː/ | Kesinlikle, elbette. |
| 173 | Uzun | İsim, Sıfat, Zarf | /[uˈz̪un̪]/ | Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. |
| 174 | lazım | Sıfat | /laːzɯm/ | geçişsiz, müteaddi karşıtı. |
| 175 | biliyorsun | Fiil | bilmek fiilinin şimdiki zaman 2. teklik şahıs çekimi. | |
| 176 | zaten | Zarf | /ˈzaːtɛn/ | çoktan, önceden. |
| 177 | para | İsim | /pɑˈɾɑ/ | devletçe bastırılan, üzerinde kıymeti yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı. |
| 178 | ilk | İsim, Sıfat, Zarf | /ilc/ | Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni. |
| 179 | geliyor | Fiil | gelmek sözcüğünün üçüncü tekil şahıs şimdiki zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 180 | onunla | İsim | onun (ad) sözcüğünün belirtilmemiş çekimi. | |
| 181 | gerçek | İsim, Sıfat, Zarf | /ɟeɾˈt͡ʃec/ | yalan olmayan, doğru olan şey, doğru, hakikat. |
| 182 | dostum | İsim | dost sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. | |
| 183 | al | İsim, Fiil, Sıfat | /ɑɫ/ | al renkte olan, kırmızı. |
| 184 | onlar | İsim, Sıfat, Zamir | /[on.ˈlɑɾ]/ | (kişi adılı): o zamirinin çoğulu. |
| 185 | haydi | İsim, Ünlem | /ˈhaj.di/ | isteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılır. |
| 186 | birkaç | Sıfat, Zamir, Tanımlık | /biɾ.ˈkɑt͡ʃ/ | çok fazla sayıda olmayan kişi veya şey. |
| 187 | Emin | İsim, Sıfat | /e.ˈmin/ | kesinlik bildirmek için kullanılır. |
| 188 | üç | Sıfat | /ˈyt͡ʃ/ | ikiden büyük ve bir küçüğü arasında bir sayma sayısı bulunmayan tek asal sayı. |
| 189 | herkes | Zamir | /hæɾˈcez/ | (belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat. |
| 190 | dakika | İsim | /da.ciːˈka/ | saatlik zamanın altmışta biri, birine eşit olan zaman birimi. |
| 191 | ı | İsim | /ɯ/ | Türk alfabesinin 11. harfi. |
| 192 | söyledi | Fiil | söylemek eyleminin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 193 | istiyorsun | Fiil | istemek eyleminin bildirme kipi şimdiki zaman 2. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 194 | pek | İsim, Sıfat, Zarf | /pec/ | a female given name. |
| 195 | ister | Fiil | /is.ˈteɾ/ | istemek fiilinin bildirme kipi geniş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. |
| 196 | saat | İsim | /sɑˈɑtʲ/ | bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası, 60 dakikadan oluşan zaman bir… |
| 197 | yapıyorsun | Fiil | yapmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi şimdiki zaman basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 198 | eve | İsim | /eˈve/ | ev (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi. |
| 199 | yıl | İsim, Fiil | /ˈjɯɫ/ | belirli iki tarih arasında kalan süre, Gregoryen takviminde bir yıl 1 ocak günü başlar ve 31 aralık günü sona erer. |
| 200 | miyim | Zarf, Deyim | /mi.jim/ | |
| 201 | yer | İsim, Fiil | /[jæɾ̥]/ | Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk; mahal, mevzi. |
| 202 | hep | Zarf | /hep/ | hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak. |
| 203 | şunu | Zamir | Şu zamirinin belirtme durumu. | |
| 204 | dilerim | Fiil | dilemek fiilinin bildirme kipi geniş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 205 | bekle | Fiil | beklemek sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. | |
| 206 | sizin | Zamir | /[sɪ.ˈzɪn]/ | your, of you (plural). |
| 207 | bırak | Fiil | bırakmak sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. | |
| 208 | olduğu | Fiil | /ol.du.ˈ‿u/ | ol (eylem) sözcüğünün belirtilmemiş çekimi. |
| 209 | ilgili | Sıfat | ilgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik. | |
| 210 | yere | İsim | /jeˈɾe/ | yer (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi. |
| 211 | etmek | Fiil | /etˈmec/ | iyi, kötü zarflarıyla birlikte davranmak. |
| 212 | an | İsim, Fiil | /ɑn/ | (Sivrihisar ağzı) iki tarla arasındaki sınır. |
| 213 | nedir | Zamir | ||
| 214 | un | İsim | /ˈun/ | Öğütülerek toz durumuna getirilmiş tahıl ve başka besin maddeleri:. |
| 215 | nereye | Zarf | /ˈne.ɾe.je/ | Hangi yere. |
| 216 | hepsi | Zamir | /ˈhep.si/ | bütünü, tamamı, tümü, cümlesi. |
| 217 | istemiyorum | Fiil | istemek eyleminin bildirme kipi şimdiki zaman 1. teklik şahıs olumsuz çekimi. | |
| 218 | buradan | Zarf | Bu yerden. | |
| 219 | lanet | İsim | /laːnet/ | Tanrı'nın sevgi ve ilgisinden mahrum olma, beddua. |
| 220 | karşı | İsim, Sıfat, Zarf | Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin esas tutulan yüzünün ilerisi; ön. | |
| 221 | kaç | Fiil, Sıfat, Tanımlık | /kɑt͡ʃ/ | |
| 222 | az | Fiil, Sıfat, Zarf, Tanımlık, Deyim | /[ɑz]/ | few, little. |
| 223 | burası | İsim | bu yer, bura. | |
| 224 | hazır | Sıfat, Zarf | /hɑzɯɾ/ | Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı. |
| 225 | fakat | İsim, Bağlaç | /ˈfa.kat/ | Troisième personne du singulier de l’imparfait du subjonctif du verbe faker. |
| 226 | eski | İsim, Sıfat | /[esˈki]/ | çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıttı. |
| 227 | ediyorum | Fiil | etmek sözcüğünün birinci tekil şahıs şimdiki zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 228 | benden | Zamir | ben sözcüğünün ayrılma çekimi. | |
| 229 | yapmak | Fiil | /jɑpmɑk/ | gerçekleştirmek, meydana getirmek, oluşturmak, ortaya koymak, tahakkuk ettirmek. |
| 230 | kadın | İsim, Sıfat | /ca.ˈdɯn/ | Bu cinsten olup evlenmiş veya bir erkekle beraber olmuş kimse; avrat. |
| 231 | söz | İsim | /søz/ | bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, kavil, kelam, laf, lakırtı. |
| 232 | kesinlikle | İsim, Zarf | Kesin bir biçimde, kesin olarak, şüphe götürmeyecek derecede; yüzde yüz, elbet, elbette, evelallah, her hâlde, her hâlük… | |
| 233 | zor | İsim, Sıfat, Zarf, Ünlem | /ˈzor/ | sıkıntı veya güçlükle yapılan, kolay karşıtı. |
| 234 | ise | İsim, Fiil, Edat, Bağlaç | /iˈse/ | whereas, while. |
| 235 | anda | İsim, Zarf, Zamir | fındık, bir fındık türü. | |
| 236 | tane | İsim | /tɑːˈne/ | Herhangi bir sayıda olan şey; adet, kıta, parça. |
| 237 | diğer | İsim, Sıfat | /diˈ(j)eɾ/ | başka, özge, öteki, öbür. |
| 238 | dinle | Fiil | dinlemek sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. | |
| 239 | bunlar | Zamir | /[bʋnɫɑɾ]/ | (işaret adılı): bu zamirinin çoğulu. |
| 240 | kişi | İsim | /ciˈʃi/ | çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık. |
| 241 | görmek | Fiil | /ɟøɾˈmec/ | gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. |
| 242 | kabul | İsim | /kɑˈbul/ | konukları veya işi olanları yanına, katına alma. |
| 243 | niye | Zarf | /nije/ | neden, niçin. |
| 244 | istiyor | Fiil | istemek eyleminin bildirme kipi şimdiki zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 245 | seviyorum | Fiil | /seˈvijoːɾum/ | sevmek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi şimdiki zaman basit birinci tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 246 | aman | İsim, Ünlem | Bir soyadı. Sertlik. | |
| 247 | sağ | İsim, Fiil, Sıfat | /[s̪äː]/ | vücutta kalbin bulunduğu tarafın karşısında olan, sol karşıtı. |
| 248 | zorunda | Sıfat | forced, obliged. | |
| 249 | misiniz | Deyim | /mi.si.niz/ | 2. çoğul şahıs gelecek/geniş/şimdiki zaman soru eki. |
| 250 | tanrı | İsim | /tanˈɾɯ/ | Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri; ilah. |
| 251 | yarın | İsim, Fiil, Zarf | /ˈjɑ.ɾɯn/ | bugünden sonra gelecek ilk gün içinde. |
| 252 | kez | İsim | /[cɛz̪]/ | bazı sayı sıfatlarıyla birlikte kullanılarak bir olayın ve olgunun her bir tekrarlanışını bildiren söz, defa, kere, sefe… |
| 253 | bundan | Zarf, Zamir | ablative singular of bu. | |
| 254 | elbette | İsim, Zarf | /elˈbette/ | her hâlde, şüphesiz, kuşkusuz, elbet. |
| 255 | falan | İsim, Sıfat, Zamir | /faˈɫan/ | tarih, yer, kişi vb.nin önüne gelerek tekrarlanmak istenmeyen sözlerin yerine kullanılan kelime. |
| 256 | hem | İsim, Zarf, Bağlaç | /hæm/ | bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için. |
| 257 | yanlış | İsim, Sıfat, Zarf | bir kural ya da ilkeye, bir gerçeğe uymama durumu, yanılgı, hata. | |
| 258 | onlara | Sıfat, Zamir | /[on.lɑ.ˈɾɑ]/ | Onlar zamirinin yönelme hâli. |
| 259 | senden | Zamir | /[senˈden]/ | sen sözcüğünün ayrılma çekimi. |
| 260 | hoş | İsim, Sıfat, Zarf | /ˈhoʃ/ | beğenilen, hisleri okşayan, zevk veren. |
| 261 | doktor | İsim | /dokˈtoɾ/ | bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçi… |
| 262 | tatlım | İsim, Ünlem | /tɑtɫɯm/ | My honey, sweetie, dear. |
| 263 | yapma | İsim, Fiil, Sıfat, Ünlem | /ˈjap.ma/ | yapmak işi. |
| 264 | özel | İsim, Sıfat | /ˈø.zel/ | benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. |
| 265 | yemek | İsim, Fiil | /jeˈmec/ | yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek; ekmek, taam. |
| 266 | hafta | İsim | birbiri ardınca gelen yedi günlük dönem, yedil. | |
| 267 | kontrol | İsim | /kon.tɾol/ | Bir şeyin gerçeğe ve aslına uygunluğuna bakma. |
| 268 | ediyor | Fiil | etmek fiilinin bildirme kipi şimdiki zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 269 | gereken | İsim, Sıfat | necessary. | |
| 270 | yerde | İsim | /jeɾˈde/ | yer (ad) sözcüğünün bulunma tekil çekimi. |
| 271 | oraya | Zarf | O yere, o yöne. | |
| 272 | geç | İsim, Fiil, Sıfat, Zarf | /ɟetʃ/ | belirli zamandan sonra olan. |
| 273 | dedim | Fiil | demek fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 274 | mutlu | İsim, Sıfat | Kırklareli ili Babaeski ilçesine bağlı bir köy. | |
| 275 | ye | İsim, Fiil | /je/ | The name of the Latin script letter Y/y. |
| 276 | bazı | İsim, Sıfat, Zarf, Tanımlık | /[ˈbaːzɯ]/ | |
| 277 | ayrıca | Zarf | /ˈɑjɾɯd͡ʒɑ/ | bundan başka, bunun dışında. |
| 278 | ondan | Sıfat, Zarf, Zamir | ablative singular of o. | |
| 279 | nereden | Zarf | /ˈne.ɾe.den/ | Nasıl, ne gibi bir ilişki ile. |
| 280 | etti | Fiil | etmek fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 281 | dışarı | İsim, Zarf | /dɯ.ʃaˈɾɯ/ | dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. |
| 282 | beri | İsim, Sıfat, Zarf | /beˈɾi/ | konuşana göre önünde bulunan iki uzaklıktan kendisine yakın olanı. |
| 283 | gitti | İsim, Fiil | gitmek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 284 | yalan | İsim, Sıfat | /[jɑ.ˈlɑn]/ | doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kaşkariko, kıtır, hilaf, şorolop. |
| 285 | edin | Fiil | /ˈe.din/ | edinmek sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. |
| 286 | bakın | İsim, Fiil | bakınmak sözcüğünün ikinci tekil şahıs emir kipi çekimi. | |
| 287 | yalnız | İsim, Sıfat, Zarf, Bağlaç | /jaɫˈnɯz/ | toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi. |
| 288 | insan | İsim | /inˈsan/ | Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulgul… |
| 289 | gördüm | İsim, Fiil | görmek fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 290 | merak | İsim | /meɾɑːk/ | bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. |
| 291 | insanlar | İsim | /in.san.ˈlaɾ/ | insan (ad) sözcüğünün çoğul çekimi. |
| 292 | polis | İsim | /poˈlis/ | genellikle kasaba şehir gibi büyük yerleşim birimlerinde kamu düzenini, huzur ve güvenliği sağlayan teşkilt; kolluk, zab… |
| 293 | erkek | İsim, Sıfat | /eɾˈcec/ | İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. |
| 294 | görüşürüz | Fiil, Deyim | görüşmek fiilinin bildirme kipi geniş zaman 1. çokluk şahıs olumlu çekimi. | |
| 295 | dün | İsim, Zarf | bugünden bir önceki günde. | |
| 296 | ah | İsim, Ünlem | ilenme, beddua. | |
| 297 | haber | İsim | /hɑˈbæɾ/ | İslâm Peygamberi, sahabeler, tabiin ve tebeut tabiin hakkındaki rivayetler. |
| 298 | la | İsim, Ünlem | /ˈlaː/ | gamda "sol" ile "si" arasındaki ses, altıncı nota. |
| 299 | musunuz | Zarf, Deyim | /mu.su.nuz/ | formal second-person singular of mu. |
| 300 | babam | İsim | /baˈbam/ | baba (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. |
| 301 | gidiyor | Fiil | gitmek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi şimdiki zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 302 | olmuş | Sıfat | /ol.ˈmuʃ/ | ergin, olgunlaşmış. |
| 303 | akşam | İsim | /[ɑkˈʃɑm]/ | Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar geçen zaman dilimi. |
| 304 | geçen | İsim, Fiil, Sıfat | fasulye ve kara baklada olan saçma büyüklüğünde, yuvarlak, kara renkli bir çeşit böcek. | |
| 305 | sakin | İsim, Sıfat | /saːˈcin/ | kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen. |
| 306 | HA | İsim, Zarf, Ünlem, Deyim | yes; yeah. | |
| 307 | sanki | Zarf, Bağlaç | /ˈsan.ci/ | as if, like. |
| 308 | beş | İsim, Sıfat | /ˈbeʃ/ | dörtten sonra altıden önce gelen sayma sayısı. |
| 309 | karar | İsim, Fiil | /ka.ˈɾaɾ/ | Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı:. |
| 310 | nefret | İsim | /nef.ˈɾet/ | bir kimsenin kötülüğünü, mutsuzluğunu istemeye yönelik duygu. |
| 311 | sabah | İsim, Zarf | /sa.ˈbah/ | Güneşin doğduğu andan öğleye kadar geçen zaman dilimi. |
| 312 | yaptım | Fiil | yapmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit birinci tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 313 | veya | Bağlaç | /[vɛjɑː]/ | Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz; yahut, veyahut. |
| 314 | dikkat | İsim, Ünlem | /dik.kätʲ/ | duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. |
| 315 | yerine | İsim, Zarf | /jeɾiˈne/ | yer (ad) sözcüğünün ikinci tekil şahıs yönelme tekil çekimi. |
| 316 | çabuk | İsim, Sıfat, Zarf, Ünlem | /t͡ʃaˈbuk/ | hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. |
| 317 | etme | İsim, Fiil | /ˈet.me/ | etmek işi. |
| 318 | olması | İsim | /ˈol.ma.ˈsɯ/ | olma (ad) sözcüğünün üçüncü tekil şahıs iyelik tekil çekimi. |
| 319 | farklı | İsim, Sıfat | /faɾkˈɫɯ/ | Aralarında fark bulunan; değişik, ayrımlı, daha bir, alternatif. |
| 320 | değilsin | İsim, Fiil | /[diːlsin]/ | You are not. |
| 321 | ay | İsim, Ünlem | /ˈɑj/ | Tutankhamun (Tutankamon) ölünce dul karısıyla evlenip tahta çıkan Eski Mısır firavunu. |
| 322 | sonunda | İsim, Zarf | en son zamanda, nihayetinde. | |
| 323 | gördün | Fiil | görmek fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 2. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 324 | ettim | Fiil | etmek fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 325 | sence | Zarf | in your opinion. | |
| 326 | fark | İsim | /faɾk/ | Bir kimse veya nesnenin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik; a… |
| 327 | üzerinde | İsim, Zarf | /[y.ze.ɾinˈde]/ | ile ilgili, üzerine. |
| 328 | aptal | İsim, Sıfat, Ünlem | /apˈtaɫ/ | zekâsı pek gelişmemiş, zekâdan mahrum. |
| 329 | tamamen | İsim, Zarf | bütün olarak, büsbütün. | |
| 330 | oldukça | İsim, Zarf | /oɫduktʃɑ/ | olabildiğince. |
| 331 | boyunca | Zarf | /boˈjund͡ʒa/ | Boyu veya uzunluğu kadar:. |
| 332 | kendine | Zamir | dative singular of kendi. | |
| 333 | tarafından | İsim, Zarf | /ta.ɾa.fɯn.ˈdan/ | ablative singular second-person single-possession of taraf. |
| 334 | yeter | İsim, Fiil, Sıfat, Ünlem | /jeˈtæɾ/ | Hem erkek adı hem de kız adı. kız ad, erkek ad, sonuncu olması istenen çocuklara verilen ad. |
| 335 | dünya | İsim, Zamir | /dyn.ˈjaː/ | İnsanoğlunun üzerinde yaşadığı toprak ve denizlerin tümü; acun, yeryüzü, küre, âlem, arz, cihan, darıdünya, devran, zemi… |
| 336 | u | İsim, Deyim | /ʲu/ | u harfinin düzeltme işareti ile kullanımı. |
| 337 | bunları | Zamir | /bun.ɫaˈɾɯ/ | bu sözcüğünün belirtme çoğul çekimi. |
| 338 | olursa | Fiil, Bağlaç | /o.ˈluɾ.sa/ | if it happens. |
| 339 | açık | İsim, Fiil, Sıfat, Zarf | /aˈt͡ʃɯk/ | Hem erkek adı hem de kız adı. erkek veya kız ad. |
| 340 | neyse | Zarf, Bağlaç, Ünlem | /ˈnej.se/ | Konuyu kapatalım, uzatmayalım, her ne ise. |
| 341 | annem | İsim | /anˈnem/ | anne (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. |
| 342 | kes | Fiil, Ünlem | ||
| 343 | adı | İsim, Sıfat | /a.ˈdɯ/ | üçüncü tekil şahıs iyelik tekil. |
| 344 | yaptın | Fiil | yapmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 345 | yap | Fiil, Zarf | /ˈjap/ | yapmak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 346 | hangi | Zamir | /haɲ.ɟi/ | iki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı. |
| 347 | olamaz | Sıfat | Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün. | |
| 348 | ancak | İsim, Zarf, Bağlaç | /[ˈɑn.d͡ʒɑk]/ | olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle gibi, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. |
| 349 | söyledim | Fiil | söylemek sözcüğünün birinci tekil şahıs basit geçmiş zaman çekimi. | |
| 350 | görünüyor | Fiil | görünmek fiilinin bildirme kipi şimdiki zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 351 | dört | İsim, Sıfat | /ˈdøɾt/ | üçten sonra, beşten önce gelen rakam ve tam sayı. |
| 352 | yüzünden | İsim, Zarf | /jy.zynˈdæn/ | because of, due to. |
| 353 | aldım | Fiil | almak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit birinci tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 354 | olsa | Fiil | /olˈsa/ | olmak (eylem) sözcüğünün dilek-şart kipi basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 355 | birisi | Zamir | herhangi bir kimse. | |
| 356 | be | İsim, Ünlem, Deyim | /be/ | The name of the Latin script letter B/b. |
| 357 | kolay | İsim, Sıfat, Zarf | /[koˈɫaj]/ | Samsun ili Bafra ilçesine bağlı bir belediye. |
| 358 | dolar | İsim, Fiil | /do.lɑɾ/ | ABD, Kanada, Avusturalya ile Güney Amerika, Pasifik, Karahipler, güneydoğu Asya ve Afrika'daki bazı ülkelerin resmi para… |
| 359 | dedi | Fiil | demek fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 3. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 360 | sahip | İsim | /saːˈhip/ | herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir şekilde dilediği gibi kullanabilen kişi, iye, malik. |
| 361 | yanında | İsim, Zarf | beside, next to. | |
| 362 | gelecek | İsim, Fiil, Sıfat | /ɟe.le.dʒec/ | gelmek (eylem) sözcüğünün bildirme kipi gelecek zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 363 | adamı | İsim | /ɑdɑˈmɯ/ | ada (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs belirtme tekil çekimi. |
| 364 | bende | İsim, Zamir, Deyim | /ˈben.de/ | köle, kul. |
| 365 | buldum | Fiil | bulmak fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 366 | yol | İsim, Fiil | /[jɔɫ]/ | Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer:. |
| 367 | geldim | Fiil | gelmek sözcüğünün birinci tekil şahıs belirli basit geçmiş zaman çekimi. | |
| 368 | bazen | Zarf | /ˈbaː.zen/ | ara sıra, arada bir. |
| 369 | konuşmak | Fiil | /[konuʃˈmɑk]/ | hayvan, oyuncak v.s. konuşmaya benzeyen birtakım sesler çıkarmak. |
| 370 | başına | Fiil, Zarf | ||
| 371 | gitmek | İsim, Fiil | /ɟitˈmek/ | belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. |
| 372 | anlıyorum | Fiil | anlamak sözcüğünün birinci tekil şahıs şimdiki zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 373 | beraber | İsim, Sıfat, Zarf | /bɛ.ɾɑː.bæɾ̝̊/ | birlikte, bir arada. |
| 374 | henüz | Zarf | /ˈhe.nyz/ | az önce, daha şimdi, yeni. |
| 375 | yapıyor | Fiil | yapmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi şimdiki zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 376 | yolu | İsim | üçüncü tekil şahıs iyelik tekil. | |
| 377 | bitti | Fiil | bitmek sözcüğünün üçüncü tekil şahıs basit geçmiş zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 378 | onların | Sıfat, Zamir | /[on.la.ˈɾɯn]/ | Onlara ait. |
| 379 | cevap | İsim | /dʒeˈvap/ | Bir soruya, bir isteğe, bir söz, bir davranış veya yazıya verilen karşılık; yanıt. |
| 380 | evde | İsim | /evˈde/ | ev sözcüğünün bulunma tekil çekimi. |
| 381 | yardımcı | İsim | /[jɑɾˈd̪ɯmd͡ʒɯ]/ | yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan (kimse v.s.). |
| 382 | zamanı | İsim | /za.maː.ˈnɯ/ | üçüncü tekil şahıs iyelik tekil. |
| 383 | almak | İsim, Fiil | /aɫˈmak/ | Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek:. |
| 384 | konusunda | İsim | konu sözcüğünün üçüncü tekil şahıs/üçüncü çoğul şahıs bulunma tekil çekimi. | |
| 385 | genç | İsim, Sıfat | /ˈɟent͡ʃ/ | bingöl'ün bir ilçesi. |
| 386 | nun | İsim | Letter of the Arabic alphabet: ن. | |
| 387 | takip | İsim | /taː.ˈkip/ | yakalamak, yetişmek veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme. |
| 388 | kal | İsim, Fiil | ||
| 389 | öyleyse | İsim, Zarf | then, in that case. | |
| 390 | durum | İsim | /[dyɾym]/ | ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. |
| 391 | tabi | İsim, Sıfat | Japon corabı. | |
| 392 | günü | İsim | /[ɟynʏ]/ | üçüncü tekil şahıs iyelik tekil. |
| 393 | ateş | İsim | /aˈteʃ/ | organizmanın hastalıklara karşı tepki göstermesi sonucunda vücut sıcaklığının 38 °C üzerine çıkması. |
| 394 | adamın | İsim | /a.da.ˈmɯn/ | ada (ad) sözcüğünün birinci tekil şahıs tamlayan tekil çekimi. |
| 395 | muhtemelen | Zarf | /muh.te.me.lɛn/ | beklenir ki, görünüşe bakılarak, umulur ki. |
| 396 | adım | İsim | /ˈɑ.dɯm/ | ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. |
| 397 | istedim | Fiil | istemek eyleminin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 398 | söylemek | İsim, Fiil | /søj.leˈmec/ | (mecaz) herhangi bir şeyi bildirmek, anlatmak, demek istemek, hatırlatmak. |
| 399 | düşündüm | Fiil | düşünmek sözcüğünün birinci tekil şahıs belirli basit geçmiş zaman çekimi. | |
| 400 | le | İsim | /ˈɫe/ | Türk alfabesinin on beşinci harfinin adı. |
| 401 | yaptı | Fiil | yapmak (eylem) sözcüğünün bildirme kipi belirli geçmiş zaman basit üçüncü tekil şahıs olumlu çekimi. | |
| 402 | neredeyse | İsim, Zarf | /[ˈnere.dejse]/ | hemen hemen. |
| 403 | eder | İsim, Fiil | /e.ˈdeɾ/ | etmek fiilinin bildirme kipi geniş zaman 3. tekil şahıs olumlu çekimi. |
| 404 | olun | Fiil | /ˈo.ɫun/ | olmak sözcüğünün ikinci çoğul şahıs emir kipi çekimi. |
| 405 | yeniden | Zarf | gene, yine, bir daha, tekrar. | |
| 406 | düşünüyorsun | Fiil | düşünmek fiilinin bildirme kipi şimdiki zaman 2. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 407 | ciddi | İsim, Sıfat, Zarf | /[d͡ʒid.ˈdiː]/ | tehlikeli, endişe veren, ağır, vahim, kritik. |
| 408 | vay | Ünlem | Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan… | |
| 409 | herhangi | Sıfat, Tanımlık | whichever, whatever. | |
| 410 | ev | İsim | /ˈev/ | bir kişinin veya ailenin içinde yaşadığı yer, içinde insanların yaşadığı, çevresi duvarlarla çevrili, odalara bölünmüş… |
| 411 | hızlı | Sıfat, Zarf | /hɯzˈɫɯ/ | (mecaz) uçarı, çapkın, hovarda. |
| 412 | içeri | İsim, Sıfat, Zarf | iç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. | |
| 413 | altında | İsim, Zarf | /aɫ.tɯnˈda/ | sahnenin seyirciye yakın kesimi. |
| 414 | mükemmel | Sıfat | /mycemˈmel/ | çok güzel, harikulâde, şahane. |
| 415 | göz | İsim | /ˈɟøz/ | Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri:. |
| 416 | kan | İsim | /ˈkan/ | atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde anabolizma, katabolizma vazifelerini sağlayan plazma ve yuvarl… |
| 417 | düşünüyorum | Fiil | düşünmek sözcüğünün birinci tekil şahıs şimdiki zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 418 | ara | İsim, Fiil, Sıfat | /ɑ.ˈɾɑ/ | Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. |
| 419 | boş | İsim, Sıfat, Zarf | /ˈboʃ/ | içinde üstünde hiç kişi veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. |
| 420 | miyiz | Deyim | /mi.jiz/ | 1. çoğul şahıs geniş zaman soru eki. |
| 421 | konuda | İsim | konu sözcüğünün bulunma tekil çekimi. | |
| 422 | halde | Zarf | /halˈde/ | despite, although. |
| 423 | duydum | Fiil | duymak fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. | |
| 424 | oğlum | İsim | oğul sözcüğünün birinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi. | |
| 425 | uzak | İsim, Sıfat | /uˈzɑk/ | yakın olmamayan yer. |
| 426 | gelen | İsim, Sıfat | /ɡe.ˈlen/ | coming, incoming. |
| 427 | aç | İsim, Fiil, Sıfat, Zarf | /[ɑt͡ʃ]/ | fildişi, bağa. |
| 428 | çıktı | İsim, Fiil | /t͡ʃɯcˈtɯ/ | } Bilgisayardaki bir metnin, şeklin veya çizimin yazıcı kullanılarak kâğıda dökülmüş biçimi; çıkış:. |
| 429 | Sakın | İsim, Fiil, Zarf, Ünlem | /sɑˈkɯn/ | a male given name. |
| 430 | saniye | İsim | /saː.ni.je/ | dakikanın altmışta biri zaman dilimi. |
| 431 | yakın | İsim, Fiil, Sıfat, Zarf | /[ˈja.kɯn]/ | uzak olmadan. |
| 432 | anladım | Fiil | /an.ɫaˈdɯm/ | anlamak fiilinin bildirme kipi görülen geçmiş zaman 1. teklik şahıs olumlu çekimi. |
| 433 | garip | İsim, Sıfat, Ünlem | /ɡaˈɾip/ | yabancı, gurbette yaşayan, elgin. |
| 434 | on | Sıfat | /on/ | güç kaynağı veya açma-kapama düğmesinin açık olma hâli (çoğunlukla elektrikli aletler için). |
| 435 | arada | İsim | /aɾaˈda/ | ara (ad) sözcüğünün bulunma tekil çekimi. |
| 436 | hayal | İsim | /haˈjal/ | aydınlatılan bir perde arkasında deri veya kartondan yapılmış, hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun. |
| 437 | gidiyorum | Fiil | gitmek sözcüğünün birinci tekil şahıs şimdiki zaman bildirme kipi çekimi. | |
| 438 | araba | İsim, Sıfat | /ɑ.ɾɑ.ˈbɑ/ | Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. |
Level A1 of 6
A2 →