HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of görmek | Babel Free

Verb CEFR A1 Common
/ɟøɾˈmec/

Tanımlar

  1. göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek
  2. anlamak, kavramak, sezmek
  3. yanına gidip konuşmak
  4. bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek
  5. belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak
  6. yapmak, etmek
  7. kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak
  8. almak
  9. bir şeye erişmek
  10. çok değer vermek
  11. bir işleme uğramak
  12. yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak
  13. ziyaret etmek
  14. karşılaşmak, rastlaşmak
  15. gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak
  16. sahne olmak, geçirmek
  17. saymak, herhangi bir şey gibi görmek
  18. gezmek
  19. vermek
  20. takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak

Örnekler

“Hastayken ateşim 39'u gördü.”

My fever reached 39 degrees while I was sick.

“Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin.”
“İş görmek. Masraf görmek.”
“Birinden ders görmek.”
“Cebi para görmek.”
“Gözü yalnız parayı görüyor.”
“Teftiş görmek.”
“Ev güneş görüyor.”
“Körler parmaklarıyla görürler.”
“Bu ova çok savaş gördü.”
“Ankara'yı gördün mü”
“Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey.”

CEFR Seviyesi

A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See görmek used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course