Meaning of ders | Babel Free
/dæɾs/Tanımlar
- öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
- bu bilgi aktarımı için ayrılan süre
- öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi
- (mecaz) Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz
- öğretmenin öğrenciye belirli bir müddet verdiği bilgi
- ders bilgisi aktarımı için ayrılan süre
- bir olayın hafızada bıraktığı öğretici iz
Örnekler
“Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu.”
“Dersin bitmesine beş dakika var.”
“Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu.”
“En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz?”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.