bakmak
Tanımlar
- bakışı bir şey üzerine çevirmek
- aramak
- bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak
- bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek
- beslemek, geçindirmek
- bir işi birinden beklenmek
- hastayı muayene etmek
- tedavi etmek için ilgilenmek
- denemek, incelemek, yoklamak
- bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak
- ilgilenmek
- meşgul olmak, uğraşmak
- yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak
- korumak, gözetmek
- renklerde benzemek, andırmak
- anlamak, farkına varmak
- başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of bakmak.
Eşdeğerler
42 more languages
Azərbaycan dilibaxmaq
Catalàcercar
Danskslå op
Deutschaufblickenaufwärtsgehenbeaufsichtigenbekümmernbergauf gehenbetungaumenguckenhegenhochsehenhütenkümmernleitenmanagennachguckennachschauennachschlagenpflegenschauenstarrensuchenÜberblickenüberwachen
فارسیدیدن
Suomietsiähakeaharkitajohtaakatsellakatsoakytätänähdäodottaaseurata katseellatarkastellatarkkaillatutkaillatutkiavalvoa
Gaeilgecuardaigh
Galegobuscar
Bahasa Indonesiapindai
Italianoaccudirecercarecurareesaminareguardareinteressarsiispezionareriguardaresondaresupervisionare
Қазақ тіліқарау
Монголхарах
Bahasa Melayudongak
Nederlandsbekijkeneen oog(je) houden ophoedenkijkenopkijkenopzoekenoverschouwenoverzientoezicht houden optoezien opverzorgen
Polskidbaćdoglądaćględaćnadzorowaćnaszukaćopiekować siępielęgnowaćpilnowaćposzukaćposzukiwaćprzeglądaćprzejrzećpytaćrzucić okiemśledzićspoglądaćspojrzećszanowaćszukaćtroszczyć sięwpatrywaćwpatrzyćwyszukaćwyszukiwaćzwracać uwagę
Românăcăuta
Русскийглядетьзаботитьсяискатьобозрева́тьопекатьпоискатьпосмотретьприглядыватьсветитьследитьсмотретьсмотре́ть вверхулучшатьсяхолить
Shqipmbikëqyr
ئۇيغۇرچەئاسرىماق
Örnekler
“Eve bakıyorum.”
I'm looking at the house.
“Ev bakıyorum.”
I'm looking for a house.
“Zamanla nasıl değişiyor insan. Hangi resmime baksam ben değilim.”
“Limana bakan penceresinden deniz görünürdü.”
“Evin bütün işleri bana bakıyor.”
“Git bak bakalım, evdeler mi? Şu hesaba sen de bak. Yemeğin tadına bakar mısınız”
“Pasaport işine polis bakar.”
“Baktılar, ettiler, ilaç, tedavi, faydası olmadı.”
“Çocuğum, sen derslerine bak.”
“Bu iş beş bin liraya bakar.”
“Bu kumaşın rengi yeşile bakıyor.”
“Bazı akşamlar bakarım Halil savuşur, nereye gittiğini de kimseye söylemez.”
“Yemeğini yemene bak! Vaktini boş geçirmemeye bak”
CEFR Seviyesi
B1
Orta
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free