HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of yapmak | Babel Free

Verb CEFR A1 Common
/jɑpmɑk/

Tanımlar

  1. bir dileği, bir isteği yerine getirmek
  2. bir harekete, işe başlamak veya hareketle, işle uğraşmak
  3. bir şeyi başka bir şey hâline getirmek
  4. çıkarmak, salgılamak
  5. davranışı, fikri, isteği işe dönüştürmek
  6. davranmak, hareket etmek
  7. dışkı çıkarmak
  8. düzenli hâle getirmek
  9. evlendirmek
  10. gerçekleştirmek, meydana getirmek, oluşturmak, ortaya koymak, tahakkuk ettirmek
  11. inşa etmek
  12. olmak
  13. olmasına yol açmak
  14. tamir etmek, onarmak
  15. tehdit yoluyla birini bir hâle düşürmek
  16. üretmek
  17. yol almak
  18. Becermek
    slang

Eşdeğerler

English build Cook craft

Örnekler

“Sana kek yaptım.”

I made you a cake.

“Ödevini yaptın mı?”

Did you do your homework?

“Babam bozuk lambayı yaptı.”

My father fixed the defective lamp.

“Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu.”
“Koşu yapmak.”
“Sarsıntı yapmak.”
“Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım.”
“Tükürük bezleri tükürük yapar.”
“Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı.”
“Çocuk altına yapmış.”
“Yatak yapacağım.”
“Yolu yaptılar.”
“Bu kızı sana yapacağız.”
“Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım.”
“Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır.”
“İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır.”
“Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı.”
“Altın yapmak.”
“Servet yapmak.”
“Durgun sular sıtma yapar.”
“Bozulan saatimi saatçi yaptı.”
“Ben adamı ne yaparım, biliyor musun?”
“Ayakkabı yapmak onun işiydi.”
“Kazan çalıştığından gemi yol yapıyordu.”

CEFR Seviyesi

A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See yapmak used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course