Meaning of yol | Babel Free
/[jɔɫ]/Tanımlar
- Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık; sırat, tarik
- Bir soyadı. üzerinden gidilen...mecaz kut, mut, baht, yazgı, kader
- Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer:
- Bir soyadı. örf, adet, töre, gelenek
- Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.
- İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
- yolculuk
- Gidiş çabukluğu, hız.
- Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi.
- Uyulan ilke; sistem.
- Kumaşta bulunan çizgi.
- kez
-
Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. dialectal
-
Bir sonuca, bir amaca ulaşmak için izlenen süreç. metaphoric
Eşdeğerler
Örnekler
“- Çetin Altan”
CEFR Seviyesi
A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.