Meaning of yatak | Babel Free
/jaˈtak/Tanımlar
- dinlenme, istirahat, uyuma v.s. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek
- bir şeyin çok bulunduğu yer, mecra
- fideleri gömmek için toprakta açılan çukur
- gizli barınak veya bir suçluyu gizlice barındıran yer
- katmanlaşmış herhangi bir madde yığını
- turunçgilleri ve yumurta gibi ürünleri korumak üzere saman v.s.'den yararlanılarak yapılan yer
- çay, dere, ırmak v.s.nin, içinde aktıkları yer, akak
- katmanlı bir kaya bütününde maden filizi veya taş döküntüsünden oluşan çok ince tabaka
- fosil veya maden ocaklarında birbirini izleyen iki maden, taş veya kömür tabakası arasında uzanan damar
- çanak şeklindeki bir havzada veya buna benzer bir oluşumda toplanmış petrol birikintisi
- dinlenmek ya da uyumak için üstüne yatılan genellikle sünger ve türevlerinden imal edilen ürün
- üzerine şilte konulan karyola, kerevet, somya v.s.
- yün, pamuk, kuş tüyü v.s. maddelere kılıf geçirerek yapılan şilte
- makinelerde hareketli bölümleri içine alan hareketli veya sabit parça
Örnekler
“Sabahleyin onu aynı güzellikte bulacağım ümidiyle yatağımdan fırladım.”
“Eşkıya yatağı; Hırsız yatağı.”
“Çakıl yatağı.”
“Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu; ırmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik oldu.”
“Eksen yatağı; namlu yatağı.”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.