Meaning of doğru | Babel Free
/doːˈɾu/Tanımlar
- gerçek, hakikat
- Bir soyadı. Dürüst, yalansız, sözüne güvenilen
- iki nokta arasındaki en kısa çizgi
- hakikat olan şey, savap
Örnekler
“Bu yol doğru ırmağa gider.”
This road leads straight to the river.
“Bu yol ırmağa doğru gider.”
This road goes towards the river.
“Akşama doğru çok acıktım.”
Closer to the evening, I got really hungry.
“Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlâklı olabileceğine inanmıyorsunuz.”
“İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir}.”
“Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz.”
CEFR Seviyesi
A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.