Meaning of küçük | Babel Free
/cyˈtʃyc/Tanımlar
- Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan; mikro, ufak tefek, büyük karşıtı
- Yaşı daha az olan
- Niceliği az olan:
- Niteliği aşağı olan, bayağı:
- Geri aşamada:
- Değersiz, önemsiz.
- Kısık, parlak olmayan
Örnekler
“Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı.”
CEFR Seviyesi
A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.