HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of göz | Babel Free

Noun CEFR A1 Common
/ˈɟøz/

Tanımlar

  1. Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide
  2. Bazı deyimlerde, görme ve bakma:
  3. Oda
  4. Bakış, görüş
  5. suyun topraktan kaynadığı yer; kaynak
  6. boşluk, delik
  7. Çekmece
  8. Terazi kefesi
  9. Nazar
  10. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı:
  11. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri:
  12. bölüm, hane
  13. bazı yaraların uç bölümü
  14. fişeğin bir parçası

Eşdeğerler

English drawer evil eye eye

Örnekler

“donuk gözler”

lifeless eyes

“mavi gözler”

blue eyes

“güzel gözler”

beautiful eyes

“Bu kuvvetli kaya parçalarının sademesile Çoban köprüsünü yıkarak götürmüş, ikinci köprüden geçikten sonra üçüncü köprünün gözlerine tıkanarak suyu sişirmiştir.”

Flood in Sparta

“iğnenin gözü”

the eye of a needle

“Trump'ın gözü Venezuela'dan sonra hangi ülkede olacak?”

Which country will Trump set his sights on after Venezuela?

“Gözü iki numara miyop.”
“Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?”
“Köprünün gözleri karış karış kazılmıştır.”
“Dama tahtasında altmış dört göz vardır.”
“Çıbanın gözü kocaman olmuştu.”

CEFR Seviyesi

A1
Beginner
This word is part of the CEFR A1 vocabulary — beginner level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See göz used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course