Meaning of kaynak | Babel Free
/kajnak/Tanımlar
- Bir soyadı.
- yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı yer; bulak, eşme, göz, göze, kaynarca, memba, pınar, su kaynağı
- Bingöl ili Karlıova ilçesine bağlı köy
- Bir şeyin çıktığı yer; hazine, mebde.
- Erzurum ili Şenkaya ilçesine bağlı köy
- gelir, kazanç, sağlık v.s.'nin sağlayıcı öge; mehaz.
- Malatya ili Arapkir ilçesine bağlı köy
- araştırma ve incelemede yararlanılan belge, referans.
- Malatya ili Darende ilçesine bağlı köy
- herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı veya eserlerin bütünü; literatür
- herhangi bir enerjinin oluşup çevreye yayıldığı yer.
- İki metal veya yapay parçayı ısıl yolla birleştirme yöntemi, kaynaştırıp yapıştırma işi.
-
Sırayı beklemeden başkalarının hakkını alarak mevcut sıranın ön taraflarına girme işi. metaphoric
Örnekler
“Yabancı bir idare, iktisat, ticaret, memleketin bütün kazanç kaynaklarına musallat olur.”
“Tapu kayıtları onun XVI. asırda yaşadığını gösteren başlıca kaynaklardandır.”
“Isı ve ışık kaynağımız Güneş'tir.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.