HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of tutmak | Babel Free

Verb CEFR B1 Frequent
/tutˈmak/

Tanımlar

  1. elde bulundurmak, ele almak
  2. ele geçirmek, yakalamak
  3. avlamak
  4. yanında bulundurmak, alıkoymak
  5. hürriyetinden yoksun bırakıp bir yere kapamak, tevkif etmek
  6. kaplamak
  7. kırağı, çiğ veya kar bir yüzeyde görünür durumda olmak, kalmak
  8. denetimi ve yetkisi altına almak
  9. desteklemek, birinden yana çıkmak
  10. beğenmek, kabul etmek
  11. gereğini yapmak, yerine getirmek
  12. uygun gelmek, çelişmez olmak
  13. kapatmak, sarmak
  14. hizmetine almak veya kiralamak
  15. bir işe herhangi bir anlayışla girişmek
  16. beddua, dua, ah v.s. etkisini göstermek, gerçekleşmek, yerine gelmek, varmak
  17. ulaşmak, varmak
  18. para toplamı ...-e varmak, değeri olmak
  19. uğramak
  20. herhangi bir durumda bulundurmak
  21. varsaymak, farz etmek
  22. hedef olarak almak
  23. alacağa veya vereceğe saymak
  24. yaklaştırmak
  25. kullanmak
  26. bağlamak
  27. beklenen sonucu vermek
  28. iş görebilmek
  29. sürmek, zaman almak
  30. yapışarak veya sokularak çıkmaz olmak
  31. bir şeyi kullanması için uzatmak
  32. sunmak
  33. işgal etmek
  34. izlemek
  35. bırakmamak
  36. sarmak, bürümek
  37. asılmak, kuvvetlice sarılmak
  38. bir kişinin yerini almak
  39. Yolcunun, otobüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçlarında iken aracın salınımı sebebiyle mide bulantısı başta olmak üzere bazı hassasiyetler göstermesi.
  40. herhangi bir durumda kalmasını sağlamak}}
  41. bir yerde kalmasını sağlamak
  42. bir sanat eseri geniş ilgi görmek
  43. biriktirmek, tasarruf etmek
  44. askerlikte, bankacılıkta durdurmak, blokaj
  45. başlamak
  46. bir şey düşünmek
  47. takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, markaja almak

Eşdeğerler

English Clutch hold hold on

Örnekler

“balık tutmak”

to fish

“temizlikçi tutmak”

to hire a janitor

“takım tutmak”

to support a team

“düğün üç gün tuttu”

the wedding took three days

“deniz tutmak ― to get seasick”
“zinde tutmak”

to keep fit

“arabanın bozulacağı tuttu”

the car just randomly decided to stop working

“Kucağında kundaklı bir çocuk tutuyordu.”
“Evvela bu terbiyesiz köpeği tuttu, bağladı.”
“Dalyan işletiyorum, tuttuğumuz balığı tekrar denize döküyoruz.”
“Siz gelinceye kadar çocuğu ben tutarım”
“Vahşidir, hiçbir zaman onu kafeste tutmak mümkün değildir.”
“Tabanı otuz, otuz beş metre kadar tutan bir eşkenar üçgen biçimindedir.”
“Şu yağan kar bir tutsun, seyreyle sen ertesi gün çocukları.”
“Ama öylelerini de çevresinde kimse sevmemiş, tutmamıştır.”
“Verdiği sözü tutmuş, vaktinde gelmişti.”
“Bir talih eseri olarak ondan gelen cevap benim kendi bulduklarımı tuttu.”
“Burada bir kat tuttum. Yazı geçireceğim.”
“Yapıyı geniş tuttu.”
“Avradın ilenci tutarsa senin iki gözün kör olacak.”
“Aldığım şeyler bin lira tuttu.”
“Vapur İzmir'i tutmayacakmış.”
“Seksen bir yaşında da olsa çalışmak insanı zinde tutuyor.”
“Haydi tutalım babasının bir günahı vardı, çekti.”
“Taşa tutmak.”
“On bin lirayı borcunuza tuttum.”
“Biraz toz olsa mendilini burnuna tutar.”
“Yaşmak tutmak. Ustura tutmak.”
“Sütler kaymak tutar tutmaz ordayım.”
“Toprağa atılan her tohum bir ümittir. Tohum ya tutar ya tutmaz. Ya yeşerir ya yeşermez.”
“Eli ayağı tutsun, açlıktan ölmesin, yeterdi ona.”
“Boya tutmadı. Çivi iyi tuttu.”
“Kucaklaşma sahanlıkta başlar ve ayakkabılarını çıkarıp karısının tuttuğu terliklerini giyene kadar Serdar'ın kolları boynunda kalır.”
“Konuklara şeker tutmak.”
“Tepeden inince Değirmendere'ye hâkim bir iz tutacaksınız.”
“Baba sesini çıkarmadı hatta öksürüğünü bile galiba tuttu.”
“Hey başları duman tutmuş dağlar, hey”
“Üç kişi tutarlarmış da onu pencerenin önünden çekemezlermiş.”
“Bak azizim, dedim, ben senin yerini tutamam.”
“Kapıyı açık tutmayın.”
“Eğer piyes tutar da alkışlanırsa bir yazara yakışacak bir kıyafet giymeliydim.”
“Sen metelik tutuyorsun gibi geliyor bana. Ay başına kadar bana ödünç versene.”
“Kadınların başında gördüğünüz bürümcükten, iç çamaşırlarından tutunuz da entarilik kaba pamuklulara kadar hepsi Osmanlı malı idi.”
“Herkes aklından bir sayı tutsun.”

CEFR Seviyesi

B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See tutmak used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course