HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

gelmek anlamı | Babel Free

Fiil CEFR A2 Common
ɟelˈmec

Tanımlar

  1. Ulaşmak, varmak
  2. Bir yerden getirmek
  3. Oturmaya, ziyarete gitmek:
  4. İsabet etmek
  5. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek
  6. Ortaya çıkmak, doğmak.
  7. Belli bir zamana ulaşmak.
  8. Kadar olmak:
  9. Çıkmak, yönelmek
  10. İzlemek, takip etmek
  11. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak
  12. Katılmak, eklenmek
  13. türemek
  14. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek
  15. Sonuç çıkmak:
  16. Dayanmak, tahammül etmek:
  17. Kendine yapılan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak
  18. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek:
  19. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek
  20. Kazanılmak, sağlanılmak
  21. uymak
  22. Olmak, bir şeye uğramak:
  23. Bir şey akmak:
  24. Düşmek, rast gelmek
  25. Görünmek, sanılmak
  26. Uygun düşmek
  27. Başlamak, ortaya çıkmak.
  28. Mal olmak:
  29. Biriyle birlikte gitmek
  30. bir şeye uğramak, olmak
  31. Herhangi bir sırada bulunmak:

Conjugation

Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of gelmek.

Full conjugation → Practice this verb →

Eşdeğerler

العربية استشف تظاهر خيل صحصح نض
Azərbaycanca gəlmək
Español fingir
עברית העמיד פנים
Magyar jön jön jón
Bahasa Indonesia akarota berlaku manifestasi pura-pura
Қазақша келу келу
한국어 척하다 체하다
Kurdî cum çûm hatin hatin
Latina venio
Nederlands komen komen
Svenska komma komma låtsas manifestera yttra
Türkmençe gelmek
Türkçe belirmek
Oʻzbekcha kelmoq

Örnekler

“eve gelmek”

to come home

“ağzına geleni söylemek”

to say whatever crosses one's mind

“bana çok soğuk geldi”

it is too cold for me

“bana öyle geliyor ki ...”

it seems to me that ...

“... gibi geliyor”

it seems like ...

“... gibime geliyor”

it seems to me like ...

“bir şeyi duymazlıktan gelmek”

to pretend not to hear something

“bir şeyi görmezlikten gelmek”

to pretend not to see something

“Hiç gidesim gelmiyor.”

I do not feel like going at all.

“Yapasın gelmiyor mu? Ah, ne yazık, hadi artık.”

You don't feel like doing it? Oh, how tragic, c'mon, let's go.

“bize 'geldiler”

they visited us

“galip gelmek”

to come off victorious

“birinci gelmek”

to come off first

“tatsız geldi”

it came off unpleasant

“dar gelmek”

to come off tight

“garip gelmek”

to come across weird

“uykusu gelmek”

to feel sleepy (literally, “for one's sleep to come”)

“çişi gelmek”

to need to pee (literally, “for one's piss to come”)

“kakası gelmek”

to need to poop (literally, “for one's poop to come”)

“tıraşı gelmek”

to need to shave (literally, “for one's shaving to come”)

“Başımıza bir bela geldi. Felç gelmek.”

CEFR Seviyesi

A2
Temel
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
See all A2 Türkçe words →

Ayrıca bakınız

Bu kelimeyi bağlamında öğrenin

Ücretsiz dil kursumuzda gelmek kelimesini gerçek konuşmalarda görün.

Ücretsiz kursa başla

Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free