Meaning of akmak | Babel Free
Tanımlar
- Sıvı maddelerin veya çok ince taneli katı maddelerin bir yerden başka bir yere doğru gitmesi.
- Bir kabın veya yerin içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırması
-
art arda ve toplu olarak gitmek metaphoric
- kumaşın yıpranıp ipliklerinin erimeye başlaması
- boyanın birbirine karışması
- sürüp gitmek
- Süzülmek, kaymak, kayarak geçmek.
- (mecaz) zamanın çabuk geçmesi
- (mecaz) karışmak, katılmak
-
çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak slang
Eşdeğerler
English
flow
Örnekler
“Eskiden ırmak, bu köprünün altından akarmış.”
In the past, the river used to flow under this bridge.
“Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı.”
“Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu.”
“Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.