Meaning of alıkoymak | Babel Free
Tanımlar
- bir süre için bir yerde tutmak
- birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak
- ayırıp saklamak
- yoksun bırakmak
- mâni olmak, engel olmak
Örnekler
“Bu yağlı kuyruğa herkes bir defa sarılmak, onu kendine çekmek, alıkoymak sevdasında idi.”
“Selim Bey, babamı yemeğinden alıkoyarak mütemadiyen Girit'ten bahsediyordu." - Reşat Nuri Güntekin”
“Bu kitabı sizin için alıkoydum.”
“İlk iki karım beni dalmış olduğum macera âleminden bir adım alıkoymamıştılar.”
“Zalimi zulmetmekten alıkoyarsan kardeşlik hakkını yerine getirmiş olursun.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.