sarmak anlamı | Babel Free
Tanımlar
- çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak
- kuşatmak
- dolayında yer almak.
- kaplamak.
- bir şeyi üzerine başka bir şey koyarak kaplamak.
- kucaklamak.
- Yumak yapmak.
- Şerit, ip vb.ni başka bir şeyin üzerine dolamak.
- Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek.
- Sarılıp tırmanmak.
- Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak.
- Tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak.
- Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek.
-
Sözle saldırmak, tehdit etmek. metaphoric
- Hoşuna gitmek, zevkini okşamak.
- Kişinin, bir konuyla ya da kişiyle ilgilenmeye başlaması
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of sarmak.
Eşdeğerler
العربية
عصب
Deutsch
bandagieren
einhüllen
einwickeln
Flechten
pflastern
umfangen
umflechten
umhüllen
umwinden
verbinden
verflechten
Español
envolver
עברית
חבש
Bahasa Indonesia
melibat
日本語
立ち込める
Te Reo Māori
kōpaki
മലയാളം
പൊതിയുക
Português
envolver
Русский
бинтовать
бинтовать
обвола́кивать
обвязывать
окружать
окружать
охватить
охватывать
повязывать
Örnekler
“Kolunu boynuna sardı.”
She wrapped her arms around his neck.
“Yaranı sarmamı ister misin?”
Would you like me to bandage your wound?
“Çevremizi kurtlar sarmıştı.”
The wolves had surrounded us.
“Bu oyun beni sarmadı.”
This game hasn't interested me.
“Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu.”
“Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan. Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free