sarmak
Tanımlar
- çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak
- kuşatmak
- dolayında yer almak.
- kaplamak.
- bir şeyi üzerine başka bir şey koyarak kaplamak.
- kucaklamak.
- Yumak yapmak.
- Şerit, ip vb.ni başka bir şeyin üzerine dolamak.
- Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek.
- Sarılıp tırmanmak.
- Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak.
- Tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak.
- Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek.
-
Sözle saldırmak, tehdit etmek. metaphoric
- Hoşuna gitmek, zevkini okşamak.
- Kişinin, bir konuyla ya da kişiyle ilgilenmeye başlaması
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of sarmak.
Eşdeğerler
Españolenvolver
26 more languages
العربيةعصب
Azərbaycan dilisarımaq
DeutschbandagiereneinhülleneinwickelnFlechtenpflasternumfangenumflechtenumhüllenumwindenverbindenverflechten
עבריתחבש
Bahasa Indonesiamelibat
日本語立ち込める
Te Reo Māorikōpaki
മലയാളംപൊതിയുക
Portuguêsenvolver
Örnekler
“Kolunu boynuna sardı.”
She wrapped her arms around his neck.
“Yaranı sarmamı ister misin?”
Would you like me to bandage your wound?
“Çevremizi kurtlar sarmıştı.”
The wolves had surrounded us.
“Bu oyun beni sarmadı.”
This game hasn't interested me.
“Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu.”
“Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan. Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free