Meaning of sarmak | Babel Free
Tanımlar
- çevresini çevirmek, çepeçevre dolanmak
- kuşatmak
- dolayında yer almak.
- kaplamak.
- bir şeyi üzerine başka bir şey koyarak kaplamak.
- kucaklamak.
- Yumak yapmak.
- Şerit, ip vb.ni başka bir şeyin üzerine dolamak.
- Kâğıt veya bir bitki yaprağıyla dürmek.
- Sarılıp tırmanmak.
- Bir şeyi başka bir şeyin içine koyup onunla kaplamak.
- Tırmanmak, yükseğe doğru çıkmak.
- Bir görev veya işin yerine getirilmesini başkasına yüklemek.
-
Sözle saldırmak, tehdit etmek. metaphoric
- Hoşuna gitmek, zevkini okşamak.
- Kişinin, bir konuyla ya da kişiyle ilgilenmeye başlaması
Örnekler
“Kolunu boynuna sardı.”
She wrapped her arms around his neck.
“Yaranı sarmamı ister misin?”
Would you like me to bandage your wound?
“Çevremizi kurtlar sarmıştı.”
The wolves had surrounded us.
“Bu oyun beni sarmadı.”
This game hasn't interested me.
“Kültür düşüklüğündeki çöküş, yaygın bir hastalık gibi sarar toplumu.”
“Ah işte tövbe ettik bütün suçlarımızdan. Bir gaflet perdesiydi gözlerimizi saran.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.