oyun
Tanımlar
- yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence
-
oy (ad) sözcüğünün çekimi: form-of
- tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi
-
tamlayan tekil form-of
- müzik eşliğinde yapılan hareketlerin bütünü
-
ikinci tekil şahıs iyelik tekil form-of
- seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes
- bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma
- şaşkınlık uyandırıcı hüner
- kumar
- güreşte rakibini yenmek için yapılan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket
- teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç
- (mecaz) hile, alicengiz oyunu, düzen, desise, entrika
Eşdeğerler
29 more languages
العربيةرَقْص شَعْبِيّ
Azərbaycan dilitamaşa
Češtinapodraz
DeutschGemeinheitGlücksspielHazardspielNiederträchtigkeitSchauspielSchweinereiSpielTheaterstückVolkstanz
Ελληνικάέργο
Esperantoludo
فارسیبازی
ગુજરાતીલોકનૃત્ય
עבריתמשחק
हिन्दीलोकनृत्य
한국어민족 무용
Latinaludicrum
Русскийнаро́дный та́нец
O'zbekchaoʻyin
Tiếng Việtdân vũ
Örnekler
“Dursun zaman / “Dursun” diyorsun da / Oyun değil ki yaşamak”
Let time stop / You say, “Let it stop” but / Life is not a game
“Zeybek oyunu.”
“Olimpiyat oyunları. Akdeniz oyunları.”
“Hokkabazın oyunu. Cambazın oyunu.”
“Bazıları oyun başından kalkar kalkmaz her şeyi unuturlar.”
“Atatürk hiçbir zaman onların oyununa kanmış değildir.”
CEFR Seviyesi
A2
Temel
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free