dökmek anlamı | Babel Free
Tanımlar
- sıvı ya da tane durumunda olan şeyleri bulundukları yerden, kaptan başka yere boşaltmak
- belli bir yere boşaltmak
- akıtmak, düşürmek
- saçmak, serpmek
- salmak, bırakmak
- üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
- teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak
- maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
- sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek
- bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak
- çok söylemek
- bir şeyi yok etmek için atmak
- -e bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak
- yakmak, tutuşturmak
- kullanmak, harcamak, sarf etmek
- çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak
- bol bol vermek, ödemek, sarf etmek
- açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak
- (mecaz) boca etmek
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of dökmek.
Eşdeğerler
Bosanski
baciti
hititi
ispričati
ispričavati
izbaciti
izbacivati
pričati
prolijevati
roniti
šuti
uticati
velim
бацити
губити
избацивати
избацити
испричавати
испричати
причати
ронити
утицати
утјецати
Deutsch
abfallen
abgeben
abstoßen
abwerfen
Angeberei
ausgießen
ausleeren
ausleeren
brachliegen
entleeren
Ergießen
Geldverjubeln
herauswerfen
hinauswerfen
leeren
leeren
leeren
prassen
Protz
protzen
protzen
Protzerei
schenken
verlieren
verprassen
verschütten
Verschwenden
verschwenderisches Ausgeben
Verschwendung
verströmen
wegsacken
English
drop off
empty
empty
empty
pour
pour
pour out
pour out
reveal
reveal
Scatter
scatter
Shed
shed
spill
Spill
Splurge
tell
tell
to reveal
to scatter
to throw out
Esperanto
ŝuti
Suomi
heikentyä
jättää
juoksuttaa
juoksuttaa
kaataa
kaataa
karista
käskeä
laskea
luoda
pröystäily
puuskahtaa
roiskia
roiskua
ryntäillä
sanoa
törsätä
törsäys
tuhlailla
tuhlata
tuhlaus
tyhjentää
tyhjentää
tyhjillään
varista
varistaa
vuodattaa
Hrvatski
baciti
hititi
ispričati
ispričavati
izbaciti
izbacivati
pričati
prolijevati
roniti
šuti
uticati
velim
бацити
губити
избацивати
избацити
испричавати
испричати
причати
ронити
утицати
утјецати
Հայերեն
բխել
Italiano
tell
Монгол
гоожих
Nederlands
afzetten
indommelen
inslapen
insluimeren
storten
strooien
uitgieten
uitschenken
uitstorten
Polski
gubić
osypać
osypywać
piłować
przepuszczać
ronić
uronić
uspać
wyjebać
wylać
wylewać
wylewać
wysadzać
wysypać
wywalać
wywalić
zasnąć
Русский
выливать
вылить
выставление напоказ
высыпать
лить
опорожнять
опустошать
очищать
разливать
транжирить
тра́тить де́ньги
хвастливая демонстра́ция
хлынуть
Српски
baciti
hititi
ispričati
ispričavati
izbaciti
izbacivati
pričati
prolijevati
roniti
šuti
uticati
velim
бацити
губити
избацивати
избацити
испричавати
испричати
причати
ронити
утицати
утјецати
Українська
викидати
викинути
вилива́ти
ви́лити
висипати
відкидати
губити
позбуватися
позбутися
ронити
сіяти
Oʻzbekcha
quymoq
ZH-TW
瞌睡
Örnekler
“Çayına süt döktü.”
He poured milk into his tea.
“Dengesini yitirince sütü döktü.”
When he lost his balance he spilt the milk.
“Çöpü döktü.”
He threw out the garbage.
“Oyuncaklarını ortalığa döktü.”
He scattered his toys around the house.
“Demir döktü.”
He cast iron.
“İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek.”
“Sigara tablasını dökmek.”
“Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur.”
“Tavuklara yem döktü.”
“Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı...”
“Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler.”
“Lokma dökmek. Kadayıf dökmek.”
“Sınıra asker dökmek.”
“Dil dökmek.”
“Satılmayan hamsileri denize döktüler.”
“Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider.”
“Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü. Mangal yakmak denmezdi. Mangalı dök, tutuştur denirdi.”
“Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek lazımdı.”
“Sınıfın yarısını döktüler.”
“Para dökmek.”
“Acaba biraz anlatsan, derdini döksen olmaz mı”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free