dökmek
Tanımlar
- sıvı ya da tane durumunda olan şeyleri bulundukları yerden, kaptan başka yere boşaltmak
- belli bir yere boşaltmak
- akıtmak, düşürmek
- saçmak, serpmek
- salmak, bırakmak
- üstünde bulunan bir şeyi düşürmek
- teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak
- maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak
- sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek
- bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak
- çok söylemek
- bir şeyi yok etmek için atmak
- -e bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak
- yakmak, tutuşturmak
- kullanmak, harcamak, sarf etmek
- çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak
- bol bol vermek, ödemek, sarf etmek
- açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak
- (mecaz) boca etmek
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of dökmek.
Eşdeğerler
30 more languages
Bosanskibacitihititiispričatiispričavatiizbacitiizbacivatipričatiprolijevatironitišutiuticativelimбацитигубитиизбациватиизбацитииспричаватииспричатипричатиронитиутицатиутјецати
DeutschabfallenabgebenabstoßenabwerfenAngebereiausgießenausleerenbrachliegenentleerenErgießenGeldverjubelnherauswerfenhinauswerfenleerenprassenProtzprotzenProtzereischenkenverlierenverprassenverschüttenVerschwendenverschwenderisches AusgebenVerschwendungverströmenwegsacken
Esperantoŝuti
Suomiheikentyäjättääjuoksuttaakaataakaristakäskeälaskealuodapröystäilypuuskahtaaroiskiaroiskuaryntäilläsanoatörsätätörsäystuhlaillatuhlatatuhlaustyhjentäätyhjilläänvaristavaristaavuodattaa
Hrvatskibacitihititiispričatiispričavatiizbacitiizbacivatipričatiprolijevatironitišutiuticativelimбацитигубитиизбациватиизбацитииспричаватииспричатипричатиронитиутицатиутјецати
Հայերենբխել
Italianotell
Монголгоожих
Polskigubićosypaćosypywaćpiłowaćprzepuszczaćronićuronićuspaćwyjebaćwylaćwylewaćwysadzaćwysypaćwywalaćwywalićzasnąć
Русскийвыливатьвылитьвыставление напоказвысыпатьлитьопорожнятьопустошатьочищатьразливатьтранжиритьтра́тить де́ньгихвастливая демонстра́цияхлынуть
Српскиbacitihititiispričatiispričavatiizbacitiizbacivatipričatiprolijevatironitišutiuticativelimбацитигубитиизбациватиизбацитииспричаватииспричатипричатиронитиутицатиутјецати
O'zbekchaquymoq
繁體中文瞌睡
Örnekler
“Çayına süt döktü.”
He poured milk into his tea.
“Dengesini yitirince sütü döktü.”
When he lost his balance he spilt the milk.
“Çöpü döktü.”
He threw out the garbage.
“Oyuncaklarını ortalığa döktü.”
He scattered his toys around the house.
“Demir döktü.”
He cast iron.
“İhtiyar karısı pırıl pırıl kalaylı maşrapa ile ona su dökecek.”
“Sigara tablasını dökmek.”
“Annem bunu sezdiği gün, babamın arkasından döktüğü yaşları unutacak kadar bedbaht olur.”
“Tavuklara yem döktü.”
“Yapraklarını dökmüş iki söğüt ağacı...”
“Heykel ilkin çamurdan yapılıyor, sonra kalıbını çıkarıp tunçtan dökecekler.”
“Lokma dökmek. Kadayıf dökmek.”
“Sınıra asker dökmek.”
“Dil dökmek.”
“Satılmayan hamsileri denize döktüler.”
“Şimdi maşallah açılmaya başladım diye söylenirsin, işi ahbaplığa dökersin, olur gider.”
“Sabah ve akşam kahvaltıları için mangal döktürürdü. Mangal yakmak⟳ denmezdi. Mangalı dök, tutuştur denirdi.”
“Dimağ ve beden cevherlerini döken çocukları hesaplı bir kalori ile beslemek⟳ lazımdı.”
“Sınıfın yarısını döktüler.”
“Para dökmek.”
“Acaba biraz anlatsan, derdini döksen olmaz mı”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free