Meaning of yakmak | Babel Free
/[jakmak]/Tanımlar
- yanmasını sağlamak veya yanmasına yol açmak, tutuşturmak
- ateşle yok etmek
- kına, yakı vb.ni koymak, sürmek
- ışık vermesini sağlamak
- ısı etkisiyle zarar vermek
- keskin, sert ve ısırıcı bir duyum vermek
- yanıyormuş gibi bir etki yapmak
- kurutmak, zarar vermek
- çok sıcak olmak
- karartmak
- çok üşütmek
- tedavi etmek amacıyla doku, damar vb. dağlamak
- silahla vurmak
- ateşli silahta mermi ateşlemek
- yıkıma, zarara yol açmak, büyük zarara uğratmak, mahvetmek
- güçlü sevgi uyandırmak
- zamanında kullanılmadığından hükmünü yitirmek
- türkü, ağıt vb. düzenlemek, bestelemek
Eşdeğerler
Örnekler
“Kendi sigarası için yaktığı kibriti bana uzattı.”
“Çöpleri yakmak.”
“Eteği ütülerken yaktı.”
“Biber ağzı yakar.”
“Hekime daima şarabın midelerini yaktığından bahsederler.”
“Fırtına ekinleri yakmıştı.”
“Bugün güneş yakıyor.”
“Güneşte vücudunu yaktı.”
“Soğuk rüzgâr insanın yüzünü yakıyor.”
“Gözü mavi, boyu kısa, kendi muhacir olmasın. Ne olursa olsun makbulüm. Aman bu üçüne dikkat et. Beni yakma.”
“Biletini ve tatilini yaktı.”
CEFR Seviyesi
C1
Advanced
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.