Meaning of kurutmak | Babel Free
Tanımlar
- suyunu ve ıslaklığını giderip kuru duruma getirmek
- bitkileri susuz bırakıp kurumasına sebep olmak
- bazı sebze ve meyvelerin buharlaştırılmasıyla kuru bir durum almasını sağlamak
- (mecaz) cılız duruma getirmek, zayıflatmak
- (mecaz) yiyecek ve içecekleri yiyip bitirmek
- (mecaz) uğursuzluk getirmek, yok etmek
Örnekler
“çamaşırları kuruttum”
I dried the clothes.
“Gözyaşlarını kurut, dedi, bilirsin ki kader değişmez.”
“Tek başına dolaştığın derin, yeşil ormanlarda. Yaprakları kurutacak sonbaharı düşündün mü”
“Bu hastalık onu kurutmuş.”
“Dâhilde bütün millî kuvvetlerimizi dağıttılar, bütün kabiliyetlerimizi kuruttular.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.