Meaning of kuru | Babel Free
/kuˈɾu/Tanımlar
- suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
- yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan
- daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı
- canlılığını yitirmiş
- salgısı olmayan
- döşenmemiş, çıplak
- katıksız, yanında başka şey olmayan
- etkisi ve sonucu olmayan
- arık, çelimsiz, kaknem, sıska, zayıf
- heyecanı, tadı olmayan, tekdüze
- akıcı olmayan, duygudan yoksun
Örnekler
“Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı.”
“Kuru çöl. Kuru tepeler.”
“Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar.”
“Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?" - H. E. Adıvar”
“Kuru öksürük. Kuru egzama.”
“Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu.”
“Kuru çayla karın doyar mı”
“Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler.”
“Kuru bir anlatım.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.