Meaning of taze | Babel Free
/[taːˈze]/Tanımlar
- bozulmamış, bayatlamamış olan
- dinç, yıpranmamış, yorulmamış
- kuru olmayan, körpe, kuru karşıtı
- (mecaz) yeni, zamanı geçmemiş
Örnekler
“Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum.”
“Yüzü taze, taravetli ve güzeldi.”
“Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu.”
“Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.