Meaning of kızgın | Babel Free
/kɯzˈɡɯn/Tanımlar
- çok ısınmış, ısıtılmış veya kızdırılmış
- eş arayan (hayvan)
- (mecaz) kızmış olan, öfkeli, mütehevvir
- kızışık, zorlu, sert, şiddetli
Örnekler
“kızgın yağ”
boiling oil
“kızgın bir tartışma”
a heated argument
“Kızgın bir demire dökülen damla iz bırakmaz, buhar olur.”
“Kızgın bir boğa.”
“Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama.”
“Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.