kalkmak anlamı | Babel Free
Tanımlar
- oturma durumundan dik duruma gelmek, doğrulmak
- gitmek üzere yerinden ayrılmak
- uyanarak yataktan ayrılmak
- yukarı doğru yükselmek
- yola çıkmak
- uçmak, havalanmak
- yerinden ayrılıp yol almaya başlamak
- hayvanın iki arka ayağı üzerinde dik durum almak
- kabarmak, ayrılmak
- derlenip götürülmek
- hastanın iyileşerek gezecek duruma gelmesi
- varlığı, hayatı son bulmak
- yok olmak, artık bulunmamak
- girişmek, başlamak, davranmak, yeltenmek
- geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak
- uygulanmaz olmak
- güncelliğini yitirmek
- bir durumdan başka bir duruma geçmek
- başka yere gitmek, taşınmak
- ayakta beklemek
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of kalkmak.
Eşdeğerler
Deutsch
abblättern
abdrehen
abkommen
ablösen
abschälen
aufstehen
aufstehen
aufwachen
aufwecken
blättern
erwachen
erwecken
Kette geben
lüften
pellen
schälen
wachrütteln
wecken
English
depart
get up
get up
peel off
rise
Rise
stand up
stand up
take off
to get up
to leave
to stand up
wake up
Français
éveiller
lever
ne pas lâcher le morceau
réveiller
s’éveiller
se lever
se mettre debout
se réveiller
secouer
sursauter
हिन्दी
उठना
Kurdî
rîşe
Polski
oberwać
obrywać
obudzić
pobudka
pobudka
podnieść
podnosić
postawić
stanąć
unieść
unosić
wstać
wstawać
wyrastać
wytrzymywać
zerwać
Português
acordar
Русский
будить
вставать
вставать
встать
отменяться
отстоять
подниматься
постоять
пробудиться
проснуться
стать
упраздняться
සිංහල
ඉගිලෙනවා
Українська
відвалитися
відвалюватися
вставати
встати
звестися
зводитися
підійматися
підійнятися
піднестися
підніматися
підноситися
піднятися
повставати
уставати
中文
起床
ZH-TW
起床
Örnekler
“Tartının bir ucuna yük bindirir isen öbür ucu kalkar.”
If you load one side of a balance scale the other side will rise.
“Kartal kalkar dal sarkar, dal sarkar kartal kalkar.”
The eagle rises the branch sinks, the branch sinks the eagle rises.
“ayağa kalkmak”
to stand up
“Körle yatan şaşı kalkar.”
One who sleeps with the blind will wake up squint-eyed.
“Annem yerinden kalktı, yanıma geldi, bir kolunu uzatarak omzuna doladı.”
“Niye kalktınız, biraz daha otursaydınız.”
“İstemeye istemeye, altüst olmuş yataktan kalktım.”
“Terazinin bir gözü inince öbürü kalkar.”
“Uçak pistten kalktı.”
“At, art ayakları üzerine kalktı.”
“Masanın kaplaması kalktı.”
“Ne zaman kalkacağını, nereye gömüleceğini bilmek, bildirmek mümkün değil.”
“Hasta bir haftaya kadar kalkar.”
“Halifelik kalktı.”
“Ortalıktan kar kalkınca gelebilirim.”
“Gözlüklerini takmadan okumaya kalktı.”
“Yasanın bu maddesi kalktı.”
“Sıkıyönetim kalktı.”
“Bu âdet çoktan kalktı.”
“Dörtnala kalkmak.”
“Tırısa kalkmak.”
“O yıl çok geçmeden piyade taburu bizim ilçeden başka ilçeye kalktı.”
“Mektepte cezaya kalkmış gibi duruyorsun.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free