Meaning of asmak | Babel Free
/aʃˈmak/Tanımlar
- bir şeyi aşağıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak
- yüksek, uzak veya geçilmesi güç yerin öte yanına geçmek
- bir kimseyi boğazından ip geçirip sarkıtarak öldürmek, idam etmek
- süre geçmek, bitmek, sona ermek
- üzerine takınmak, kuşanmak
- erkek hayvanın dişisiyle çiftleşmesi
- gitmek zorunda olunan bir yere özürsüz gitmemek
- geçmek
- görevi olan bir işi özürsüz yapmamak
- görünmeden kaçmak
- Tencere tava gibi mutfak eşyaları.
Örnekler
“dağları aşmak”
to traverse mountains
“korkusunu aşmak”
to overcome one's fear
“süreyi aşmak”
to exceed the duration of time
“haddini aşmak”
to cross the line (literally, “to transcend one's boundaries”)
“Lambayı tam pencerenin karşısına astı.”
“Ben inek için oymalarımı bıraktım, dikiş makinesini tamir etmedim, mektebi astım.”
“Üstelik çekingenliğin de kaybolmuş hatta sokulganlığı aşarak girişkenlik derecesini bulmuştu.”
“Herif çoktan aşmış.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.