çatmak
Tanımlar
- odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
- kereste vb.ni birbirine tutturmak
- bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
- yükü hayvana iki yanlı yüklemek
- başa yemeyemei, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
- üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
- yazıyla veya sözle sataşmak
- rastlamak, karşılaşmak
- gemiler birbirine çarpmak
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of çatmak.
Eşdeğerler
24 more languages
Galegolevantar
עבריתסרג
हिन्दीबुनना
Italianoincontrare
Latviešuadīt
Te Reo Māoriwhatu
Nederlandsaantreffen
Polskidziaćkwaterowaćpodnieśćpodnosićpostawićprzeciwkorobić na drutachrozesłaćrozściełaćstawiaćzakwaterować
ไทยถัก
Türkçeörmek
Örnekler
“Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var.”
“Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar.”
“Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık. O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattık.”
“Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu.”
“Böyle söyler de sonra yemek⟳ biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur.”
“Nerden çattım böylesi bir güzele...”
CEFR Seviyesi
B1
Orta
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free