Meaning of tutturmak | Babel Free
Tanımlar
- tutmasını sağlamak
- bir işe başlayıp sürdürmek, bir şeyi yapmakta olmak
- aklına koyup direnmek, ısrar etmek
- çivi, toplu iğne, çengelli iğne vb. ile iliştirmek, bağlamak
- hedefe vardırmak, değdirmek, isabet ettirmek
- takip etmek
Örnekler
“Urumeli Hisarı'na oturmuşum. Oturmuş da bir türkü tutturmuşum.”
“Sakal diye tutturmuş, başka laf dinlemiyor.”
“Taşı fırlattı ama tutturamadı.”
“Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahalle kahvesinin kapısı önüne kadar geldi.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.