Meaning of isabet | Babel Free
/i.saːˈbet/Tanımlar
- Ecir, mükâfât, karşılık vermek.
- hedefe varma, hedefi vurma
- Doldurmak.
- piyango vb. şans oyunlarında, kazanma, çıkma, vurma
- Rastlamak. Doğruca varıp erişmek. Doğru düşünmek, matluba uygun iş işlemek.
- öneri, düşünce veya söz yerinde olma
- yanılmama
- güzel rastlantı
Örnekler
“Bir kurşun isabetiyle öldü.”
“Gönderilecek askerin sekiz tabur olmasında büyük isabet vardır.”
“Bize uğramanız isabet, biz de sizi arıyorduk.”
CEFR Seviyesi
C1
Advanced
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.