bozmak anlamı | Babel Free
[bo̞z.ˈmɑk]Tanımlar
- Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek.
- dokunmak zarar vermek
- geçersiz hâle getirmek
- büyük miktardaki bir parayı, alt birimleriyle değiştirmek
- bozguna uğratmak, mağlup etmek, yenmek.
- altını paraya çevirmek, bozdurmak.
- yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
- bağ veya bostanın son ürününü toplamak
-
Bir kızın bekâretine zarar vermek. slang
- Biçimini ve kullanılışını değiştirmek.
- Altüst etmek, çıkmaza sokmak.
- (mecaz) bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek, dumura uğramak
- (mecaz) aklını kaybedecek derecede bir şeye düşkün olmak
- (mecaz) kötü duruma getirmek.
- Mahkeme itiraz yoluyla verilen kararı değiştirmek, yeniden yargılamanın önünü açmak.
- Oruç, abdest vb.ni geçersiz duruma getirmek.
- yazıyı silmek
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of bozmak.
Eşdeğerler
Azərbaycanca
pozmaq
Bosanski
iskvariti
izopačiti
izopačivati
kvariti
pokvariti
изопачивати
изопачити
искварити
кварити
покварити
Deutsch
Brand
Fehler
Lapsus
Makel
Schandfleck
verunzieren
verzeichnen
verzerren
verziehen
wechseln
wechseln
English
blemish
blight
break
change
change
corrupt
Degenerate
Deteriorate
distort
distort
Distort
pervert
Spoil
Galego
manchar
עברית
השחית
Hrvatski
iskvariti
izopačiti
izopačivati
kvariti
pokvariti
изопачивати
изопачити
искварити
кварити
покварити
Kurdî
mesûm
Nederlands
vertekenen
Polski
niweczyć
przeinaczyć
przekręcać
przekreślać
przekreślić
Śnieć
szpecić
wypaczać
wypaczyć
zniekształcać
zniweczyć
zwarzyć
Српски
iskvariti
izopačiti
izopačivati
kvariti
pokvariti
изопачивати
изопачити
искварити
кварити
покварити
Svenska
växla
Örnekler
“Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor.”
“Bu yemek midemi bozdu.”
“"Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun." - Memduh Şevket Esendalal”
“Düşman ordusunu bozmak.”
“Bostanı bozduk.”
“Eskileri bozuyor; beni, çocuğu giydiriyor.”
“Tam biraz rahat edeceğim, işimi bozuyorsun.”
“Adamcağızı fena bozdunuz.”
“Adamcağız politika ile bozmuş.”
“Ali yazar, Veli bozar.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free