bozmak
Tanımlar
- Bir şeyi kendisinden beklenilen işi yapamayacak duruma getirmek.
- dokunmak zarar vermek
- geçersiz hâle getirmek
- büyük miktardaki bir parayı, alt birimleriyle değiştirmek
- bozguna uğratmak, mağlup etmek, yenmek.
- altını paraya çevirmek, bozdurmak.
- yabancı ülke parasını Türk parasına çevirmek
- bağ veya bostanın son ürününü toplamak
-
Bir kızın bekâretine zarar vermek. slang
- Biçimini ve kullanılışını değiştirmek.
- Altüst etmek, çıkmaza sokmak.
- (mecaz) bir kimseyi beklemediği bir davranış karşısında bırakarak veya sözünü yalana çıkararak küçük düşürmek, dumura uğramak
- (mecaz) aklını kaybedecek derecede bir şeye düşkün olmak
- (mecaz) kötü duruma getirmek.
- Mahkeme itiraz yoluyla verilen kararı değiştirmek, yeniden yargılamanın önünü açmak.
- Oruç, abdest vb.ni geçersiz duruma getirmek.
- yazıyı silmek
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of bozmak.
Eşdeğerler
21 more languages
Azərbaycan dilipozmaq
Galegomanchar
עבריתהשחית
Kurdîmesûm
Nederlandsvertekenen
PolskiniweczyćprzeinaczyćprzekręcaćprzekreślaćprzekreślićŚniećszpecićwypaczaćwypaczyćzniekształcaćzniweczyćzwarzyć
Svenskaväxla
Örnekler
“Bu iki radyo istasyonu birbirini bozuyor.”
“Bu yemek⟳ midemi bozdu.”
“"Eğer nişanını bozduysa yazıklar olsun." - Memduh Şevket Esendalal”
“Düşman ordusunu bozmak⟳.”
“Bostanı bozduk.”
“Eskileri bozuyor; beni, çocuğu giydiriyor.”
“Tam biraz rahat edeceğim, işimi bozuyorsun.”
“Adamcağızı fena bozdunuz.”
“Adamcağız politika ile bozmuş.”
“Ali yazar, Veli bozar.”
CEFR Seviyesi
C2
Ustalık
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Bu kelime CEFR C2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — ustalık seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free