ağırlık
Tanımlar
- ağır olma durumu
- terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeyekonulan nesne
- değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
- sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
- uykudayken gelen ve insana boğulur gibi duygu veren durum
- yük, külfet
- takı
- sorumluluk
- etki, baskı, güçlük
- dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
-
çeyizini düzmek için damadın gelineverdiği para, kalın dialectal
- (mecaz) sıkıntı
- (mecaz) ağırbaşlılık
- (mecaz) değerli olma durumu
- (mecaz) uyuşukluk ve gevşeklik durumu
- orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
- yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite
- güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori
Eşdeğerler
39 more languages
Българскитежест
Catalàpesadesa
Danskædruelighed
فارسیسنگینی
Gaeilgemúisiam
Galegosobriedade
हिन्दीगुरुत्व
Հայերենծանրություն
Bahasa Indonesiakeberatan
ქართულისიფხიზლე
Қазақ тілізіл
한국어무게감
Kurdîgiranî
Românăgreutate
Slovenčinatriezvosť
తెలుగుభారము
Türkmençeagram
Türkçeayıklık
Українськатверезість
Tiếng Việtsức nặng
Örnekler
“Taşın ağırlığı.”
“Yükün ağırlığı.”
“Havanın ağırlığı.”
“Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır.”
“Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti.”
“Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim.”
“Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli.”
“Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi.”
“Hediyenin ağırlığı.”
“Beynime bir ağırlık peyda olmuştu.”
“Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum.”
CEFR Seviyesi
C1
İleri
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free