ağırlık anlamı | Babel Free
Tanımlar
- ağır olma durumu
- terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeyekonulan nesne
- değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer
- sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum
- uykudayken gelen ve insana boğulur gibi duygu veren durum
- yük, külfet
- takı
- sorumluluk
- etki, baskı, güçlük
- dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak
-
çeyizini düzmek için damadın gelineverdiği para, kalın dialectal
- (mecaz) sıkıntı
- (mecaz) ağırbaşlılık
- (mecaz) değerli olma durumu
- (mecaz) uyuşukluk ve gevşeklik durumu
- orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri
- yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite
- güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori
Eşdeğerler
Български
тежест
Català
pesadesa
Dansk
ædruelighed
فارسی
سنگینی
Gaeilge
múisiam
Galego
sobriedade
हिन्दी
गुरुत्व
Հայերեն
ծանրություն
Bahasa Indonesia
keberatan
ქართული
სიფხიზლე
Қазақша
зіл
한국어
무게감
Kurdî
giranî
Română
greutate
Slovenčina
triezvosť
తెలుగు
భారము
Türkmençe
agram
Türkçe
ayıklık
Українська
тверезість
Tiếng Việt
sức nặng
Örnekler
“Taşın ağırlığı.”
“Yükün ağırlığı.”
“Havanın ağırlığı.”
“Bütün ailenin ağırlığı omuzlarındadır.”
“Kadın bütün ağırlığını takıp düğüne gitti.”
“Bu işin ağırlığını tek başıma yüklendim.”
“Şimdi bütün ağırlığı reklama vermeli.”
“Çocuğa yıllar geçtikçe bir ağırlık geldi.”
“Hediyenin ağırlığı.”
“Beynime bir ağırlık peyda olmuştu.”
“Akşama doğru, ağırlığın başında bezgin neferlere iş gördürmeye uğraşıyordum.”
CEFR Seviyesi
C1
İleri
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Bu kelime CEFR C1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — i̇leri seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free