sıkıntı anlamı | Babel Free
sɯ.kɯnˈtɯTanımlar
- bir bireyin özellikle hiçbir şey yapmadan durduğu, çevresiyle ilgilenmediği veya bir gün veya dönemin donuk veya sıkıcı olduğunu hissettiği, duygusal ve bazen de psikolojik durum
- işsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet, ızdırap
- bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet
- yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
- bulunmama durumu
- (mecaz) sorun, mesele, sendrom, problem, dert
Eşdeğerler
Azərbaycanca
sıxıntı
Dansk
kedsomhed
English
boredness
Boredom
Distress
Ennui
ennui
Hardship
Nuisance
problem
problem
Tedium
Tribulation
trouble
Woe
Gàidhlig
trioblaid
Bahasa Indonesia
tribulasi
Italiano
difficoltà
inconveniente
inconveniente
noia
preoccupazione
problema
tedio
tedio
tribolazione
ქართული
ჭირი
한국어
무료
Shqip
mërzi
Tiếng Việt
vấn đề
Örnekler
“Sıkıntı yok!”
No problem!
“İçinin sıkıntısını ondan mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı.”
“Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm.”
“İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim.”
“Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi.”
“Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu.”
CEFR Seviyesi
B1
Orta
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Bu kelime CEFR B1 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free