HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of sıkıntı | Babel Free

Noun CEFR B1 Frequent
/sɯ.kɯnˈtɯ/

Tanımlar

  1. bir bireyin özellikle hiçbir şey yapmadan durduğu, çevresiyle ilgilenmediği veya bir gün veya dönemin donuk veya sıkıcı olduğunu hissettiği, duygusal ve bazen de psikolojik durum
  2. işsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet, ızdırap
  3. bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet
  4. yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı
  5. bulunmama durumu
  6. (mecaz) sorun, mesele, sendrom, problem, dert

Eşdeğerler

Örnekler

“Sıkıntı yok!”

No problem!

“İçinin sıkıntısını ondan mümkün mertebe gizlemeye çalışarak, dereden tepeden konuşarak oyalandı.”
“Sıkıntı ve ızdırapla sağa sola döndüm.”
“İhtiyarın bir para sıkıntısı içinde olduğunu o söylemeden ben keşfetmiştim.”
“Yüklü servetini cömertçe harcamaması nedeniyle piyasada para sıkıntısı baş gösterdi.”
“Atatürk öldüğü zaman Türkiye'nin ufak tefek sıkıntılar dışında hiçbir büyük problemi yoktu.”

CEFR Seviyesi

B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See sıkıntı used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course