yatmak anlamı | Babel Free
jatˈmakTanımlar
- bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
- uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
- yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
- geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
- boş yere beklemek
- işlemez, çalışmaz durumda kalmak
- bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
- belli bir süreyi cezaevinde geçirmek
- belli bir süreyi hastanede geçirmek
- ölünün gömülmüş olması.
- düz duruma gelmek, düzleşmek
- cinsel ilişkide bulunmak.
- bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
- heves etmek, eğilmek
- bulunmak, var olmak
- olumsuz veya başarısız sonuç almak
- işsiz kalmak, çalışmamak
- bilerek yenilmek, şike yapmak
Conjugation
Browse the table or drill it — all tenses, moods, and persons of yatmak.
Eşdeğerler
Български
лягам си
Dansk
gå i seng
Deutsch
abbrummen
beischlafen
beschlafen
betten
einschlafen
einsitzen
hinter schwedischen Gardinen sitzen
ins Bett gehen
klarmachen
Knast schieben
liegen
Liegen
mit ... schlafen
schlafen
schlafen gehen
sitzen
Sitzen
zu Bett gehen
Esperanto
enlitiĝi
Español
acostarse
acostarse con
cumplir cadena
empiltrarse
ensobrarse
hacer el amor
hacerlo con
irse a la cama
planchar la oreja
Français
aller au lit
aller se coucher
coucher
coucher avec ...
faire de la prison
s’endormir
se coucher
Русский
заснуть
лечь спать
ложиться
ложи́ться спать
мота́ть срок
переспа́ть с ...
сидеть
спать с ...
уснуть
ча́литься
Svenska
gå och lägga sig
gå och lägga sig
gå till sängs
hoppa i säng
knyta
koja
krypa till kojs
lägga
lägga sig
ligga med
skaka galler
till sängs
ไทย
เข้านอน
Örnekler
“Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak.”
“Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı.”
“Bu gece nerede yatacağız”
“Gemi limanda yatıyor.”
“Turşu sirkede yatıyor.”
“Kumaş iyice ütülenince yattı.”
“Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı.”
“Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür.”
“Takım bu sezon yattı.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free