Meaning of yatmak | Babel Free
/jatˈmak/Tanımlar
- bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak
- uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek
- yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek
- geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak
- boş yere beklemek
- işlemez, çalışmaz durumda kalmak
- bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek
- belli bir süreyi cezaevinde geçirmek
- belli bir süreyi hastanede geçirmek
- ölünün gömülmüş olması.
- düz duruma gelmek, düzleşmek
- cinsel ilişkide bulunmak.
- bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak
- heves etmek, eğilmek
- bulunmak, var olmak
- olumsuz veya başarısız sonuç almak
- işsiz kalmak, çalışmamak
- bilerek yenilmek, şike yapmak
Örnekler
“Dörtnala giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak.”
“Rüzgârdan bütün ekinler yattı. Gemi sağa yattı.”
“Bu gece nerede yatacağız”
“Gemi limanda yatıyor.”
“Turşu sirkede yatıyor.”
“Kumaş iyice ütülenince yattı.”
“Çalı süpürgelerinin kırmızı çiçeklerindeki bal kokusuna yatmışlardı.”
“Her ayrıcalık hevesinin kökeninde bir kompleks, bir göstermecilik duygusu yattığı görülür.”
“Takım bu sezon yattı.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.