Meaning of girmek | Babel Free
/[ɟiɾˈmec]/Tanımlar
- Dışarıdan içeriye geçmek; kaçmak.
- sığmak
- katılmak
- Almak, fethetmek.
- İncelemek, ayrıntılara inmek
- Girişmek, başlamak.
- Bulaşmak
- Su dolu bir yerin içine batmak veya dalmak.
- Zaman anlamlı kavramlar içinde gelmek.
- İlkbahar girdi.
- Ağrı, sancı başlamak, saplanma
- Yeni bir duruma geçmek, dönüşmek:
- İyice anlamak, iyice bilmek.
- Kavgaya tutuşmak.
- Erişmek, ulaşmak.
- Bir şeyin yapımında, birleşiminde yer almak.
- Yazılmak, başlamak:
- Yüklenmek
- Tecavüz etmek, bir yere geçmek
- (Kıbrıs ağzı)Arpa veya buğdayın biçilecek olgunluğa erişmesi
- (Kıbrıs ağzı)Ekmek hamurunun kabarıp yarılması
Eşdeğerler
English
Enter
Örnekler
“Odaya hızla girdim.”
I entered the room quickly.
“Mermi küçük deliğe kolayca girdi.”
The bullet went in the tiny hole easily.
“Havuza girecek misin?”
Are you coming in the pool?
“sınava girmek”
to take an exam
“Akşam namazı vakti girdi.”
It is the time for the evening prayer.
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.