HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of yaşamak | Babel Free

Verb CEFR A2 Frequent
/ja.ʃaˈmak/

Tanımlar

  1. Düzen vermek.
  2. bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek
  3. Yasa koymak.
  4. devam etmek, sürmek
  5. eğleşmek, oturmak
  6. endişesiz, hoş, varlıklı keyif sürmek, vakit geçirmek
  7. geçinmek
  8. görüp geçirmek, başından geçmek
  9. herhangi bir durumda olmak veya bulunmak
  10. keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak
  11. varlığını sürdürmek
  12. canlılık, hayatını sürdürmek
  13. sağ olmak

Eşdeğerler

English get by live reside

Örnekler

“İstanbul'da yaşıyoruz.”

We live in Istanbul.

“Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün.”
“Onun anısı hep yaşayacak.”
“Köyde yaşamak ona şehirde yaşamaktan zor geldi.”
“Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor.”
“Bu kazançla yaşamak kolay değil.”
“Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı.”
“Bekâr yaşamak, hür yaşamaktır.”
“Tek başına yaşamak.”
“Bu iş olursa yaşadık.”
“Balıklar suda yaşar.”
“Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir.”
“Deden yaşıyor mu”

CEFR Seviyesi

A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See yaşamak used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course