HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

oturmak anlamı | Babel Free

Fiil CEFR B2 Frequent
o.tuɾ.mɑk

Tanımlar

  1. vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
  2. bu biçimde yerleştiği yerde kalmak
  3. uygun gelmek, ölçüleri tam olmak
  4. bir yerde sürekli olarak kalmak, ikamet etmek
  5. herhangi bir durumda belli bir süre kalmak
  6. hiçbir iş yapmadan boş vakit geçirmek, boş durmak
  7. toprağın veya bir yapının çökmesi, aşağı inmesi
  8. biriyle beraber yaşamak
  9. bir işi yapmakta olmak, bir işe başlamak üzere olmak
  10. yer almak, geçmek
  11. benimsenmek, yerleşmek, kökleşmek
  12. belli bir yörüngede dönmeye başlamak
  13. sıvı tortuların dibe çökmesi, dipte toplanması

Eşdeğerler

Örnekler

“Bir saattir bilgisayar karşısında oturuyorum.”

I have been sitting in front of the computer for an hour.

“Ben İstanbul'da oturuyorum.”

I live in Istanbul.

“Üzerine tam oturdu.”

It fitted on you perfectly.

“Gün geçtikçe yeni sözcükler iyice oturmuştu.”

As days passed, the neologisms had caught on.

“Bir sandalyenin üzerinde oturmuş, önüne bakıyordu.”
“Bakın, hikâye zordur, acımasız ve hoşgörüsüzdür. Oturursunuz ve başından kalkamazsınız.”
“Ütüsüz ve beli oturmamış pantolonunu çekti.”
“Aynı semtte oturdukları için komşu da sayılırlar.”
“Böyle oturacağınıza çalışsanız olmaz mı”
“O günden beri enişte beyle oturuyorum.”
“Valilik makamına oturdu.”
“Uydu yörüngeye oturdu.”

CEFR Seviyesi

B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
See all B2 Türkçe words →

Ayrıca bakınız

Bu kelimeyi bağlamında öğrenin

Ücretsiz dil kursumuzda oturmak kelimesini gerçek konuşmalarda görün.

Ücretsiz kursa başla

Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free