Meaning of korkutmak | Babel Free
/koɾ.kutˈmɑk/Tanımlar
- korkmasına yol açmak
- kaygıya düşürmek
- gözdağı vermek
Örnekler
“beni çok korkuttun”
you have made me scared so much
“Şimdi beni artık bu sessizlik korkutmakta.”
“Sevdiğimiz bir kadının nazarımızda meziyet teşkil eden birçok hâlleri, karımız olacak kadında bizi korkutur.”
CEFR Seviyesi
C1
Advanced
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.
This word is part of the CEFR C1 vocabulary — advanced level.