Meaning of büyütmek | Babel Free
Tanımlar
- büyük duruma getirmek, genişletmek
- yetiştirmek, bakmak
- abartmak, mübalağa etmek
Örnekler
“Onun hicvi, yalnızca görüntüleri büyüten bir büyüteç değil.”
“Beni doğuran, emziren, büyüten anacığımı bunlara değiştim.”
“Bir ara yine işi büyüttüğüne, hayale kapıldığına hükmetti.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.