Meaning of yanmak | Babel Free
/janˈmak/Tanımlar
- ateş durumuna geçmek, tutuşmak
- birleşimindeki karbon nedeniyle ısı ve ışık yayarak kül olmak
- ısı, ışık veren bir konuma geçmek
- bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek
- ısı etkisiyle vücudun bir yanının yara olması, kızarması veya renginin koyulaşması
- vücut veya nesnelerin ısısının artması
- parlamak, parıldamak
- birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek
- yanık acısına benzer bir acı duymak
- çok istemek, çabalamak
- çok üzülmek
- çok sevmek, büyük bir aşk ile sevmek
- hükümsüz kalmak, değerini yitirmek
- zarara, kötülüğe uğramak
- çocuk oyunlarında oyun dışı kalmak
- bir bir sıralamak, dile getirmek, dert dökmek, anlatmak
Örnekler
“Sen yanınca sıra kardeşinde.”
Your little brother will start playing when you lose.
“Kömür yandı. Ocaktaki odun yandı.”
“Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir.”
“Gece oldu, ışıklar yandı, yatsı vakti geldi.”
“Yemek yandı. Ekmek yandı.”
“Ateşe dokundu, eli yandı. Güneşten kolları yandı.”
“Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar.”
“Odamız yaz günleri çinko damın altında yanar durur.”
“Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor.”
“Kumaş boyadan yanmış. Ekinler dondan yanmış.”
“Boğazım yanıyor. Biberden ağzım yandı.”
“Çocuklar, kendilerini beğendirmek için yanıyorlar.”
“Bu yaz tatil yapamayacağıma yanıyorum.”
“Maazallah! Birimize kitaptan rastgele bir şey soracak olsa yandığımız gündü.”
“Yazı yazmak, hayatımı anlatmak, kalbimi dökmek ihtiyacıyla yanıyorum.”
CEFR Seviyesi
C2
Mastery
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.
This word is part of the CEFR C2 vocabulary — mastery level.