sıra anlamı | Babel Free
sɯ.ɾɐTanımlar
- henüz mayalanmamış üzüm suyu
- Yan yana, art arda olan şey, olay veya canlıların tümü; dizi, kol.
- bazı meyve ve sebzelerin özü
- Bu biçimdeki şey, olay veya canlıların durumu.
- süzülmüş afyon
- Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu.
- Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman.
- Tahtadan oturak.
- Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılan mobilya.
- Ardı, arkası, önü, peşi ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz.
Eşdeğerler
Azərbaycanca
sıra
Bosanski
moment
English
Array
desk
desk
line
line
moment
must
must
order
order
order
Parade
Queue
Row
row
sequence
sequence
Turn
turn
Français
banc
bureau
bureau des dépêches
comptoir
desk
écritoire
enchaînement
pupitre
rangée
scriban
Séquence
séquence
séquencer
Suite
Hrvatski
moment
Italiano
banco
cattedra
concatenazione
desco
desk
scala
scala
scrivania
seguito
seguito
sequela
sequenza
tavolo
Kurdî
desk
Русский
очерёдность
письменный стол
порядок
последовательность
прогрессия
ряд
стол
череда́
чреда
шеренга
Српски
moment
Svenska
ordning
Tiếng Việt
dây
中文
桌子
ZH-TW
桌子
Örnekler
“Şehir esnafı şekercisinden tutun da berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar.”
“Sırayı bozmayın.”
“Boy sırası. Yaş sırası.”
“Oturacak yerler tahta sıralardan olur.”
“Elma şırası.”
CEFR Seviyesi
A2
Temel
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Bu kelime CEFR A2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — temel seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free