Meaning of sıra | Babel Free
/sɯ.ɾɐ/Tanımlar
- henüz mayalanmamış üzüm suyu
- Yan yana, art arda olan şey, olay veya canlıların tümü; dizi, kol.
- bazı meyve ve sebzelerin özü
- Bu biçimdeki şey, olay veya canlıların durumu.
- süzülmüş afyon
- Belirli bir düzene ve niteliğe göre dizilme durumu.
- Bir şeye ayrılan, uygun görülen veya rastlayan zaman.
- Tahtadan oturak.
- Dershane, meclis vb. yerlerde kullanılan ve oturup yazı yazacak biçimde yapılan mobilya.
- Ardı, arkası, önü, peşi ve yanı kelimelerinden sonra gelerek tamlamalar kuran ve "ardından, arkasından, önünden, yanından, beraberinde" anlamlarında kullanılan bir söz.
Örnekler
“Şehir esnafı şekercisinden tutun da berberine kadar iki sıra durup kendisini alkışladılar.”
“Sırayı bozmayın.”
“Boy sırası. Yaş sırası.”
“Oturacak yerler tahta sıralardan olur.”
“Elma şırası.”
CEFR Seviyesi
A2
Elementary
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.
This word is part of the CEFR A2 vocabulary — elementary level.