Meaning of kol | Babel Free
/koɫ/Tanımlar
- İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm; dal.
- Bir soyadı.
- Giyside vücudun bu bölümünü saran parça.
- Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
- Koltuk, divan vb.nin yan tarafında bulunan dayanmaya yarayan parça.
- Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri; branş, dal, kısım, şube
- İş ekibi, grubu:
- Sıra.
- Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
- Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
- Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
- kanat
- Bir halat oluşturan bükülmüş lif demetlerinden her biri.
- kolluk
Örnekler
“Takmış koluna elin adamını Beni orta yerimden çatlatıyor”
Taking some other guy by the arm She's tearing me in two
“Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak Boşanır sırtlara, vâdîlere, sağnak sağnak.”
“Türk Dil Kurumunun bilim ve uygulama kolları.”
“Lakin böyle kardan yolların örtüldüğü bu gecede, koldan korku yoktu. Rahatça eğlenebilirlerdi.”
CEFR Seviyesi
B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.