HomeServicesBlogDictionariesContactSpanish Course
← Aramaya dön

Meaning of koltuk | Babel Free

Noun CEFR B2 Frequent
/koɫˈtuk/

Tanımlar

  1. Omuz başının altında, kolun gövde ile birleştiği yer.
  2. Amasya ili Gümüşhacıköy ilçesine bağlı bir köy.
  3. Kol dayayacak yerleri olan geniş ve rahat sandalye.
  4. Karabük ili Ovacık ilçesine bağlı bir köy.
  5. Eski düğünlerde damatla gelinin eve girerken konuklar arasından kol kola geçmeleri tören.
  6. Yapıcılıkta yan destek.
  7. Demirledikten sonra gemiyi iskeleye, rıhtıma veya başka bir gemiye bağlayan ip.
  8. koltuklanma
  9. kayırma
  10. Yüksek mevki, makam:
  11. genelev
  12. Mısır ve buğday fidesinin yanlarından çıkan filizler.
    dialectal
  13. Kenar, tenha yer.
    obsolete

Eşdeğerler

Örnekler

“Gazetelerini bir koltuğunun altına koydu, zayıf kollarıyla kutulara sarıldı.”
“Ta yan beline kadar gömüldüğü koltuğunun içinden ileriye doğru uzandı.”
“Babamız, annemizi gelin geldiği ilk gün şu merdivenin alt başında karşılamış, koltuk yapılmıştı.”
“O koltuktan hoşlanmaz.”
“Dayısının koltuğunda sırtı yere gelmez.”
“Koltuk kavgası.”
“Burası Mesut Bey adında bir herifin koltuğudur.”

CEFR Seviyesi

B2
Upper Intermediate
This word is part of the CEFR B2 vocabulary — upper intermediate level.

Ayrıca bakınız

Learn this word in context

See koltuk used in real conversations inside our free language course.

Start Free Course