Meaning of örnek | Babel Free
/øɾˈnec/Tanımlar
- benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
- Kocaeli ili İzmit ilçesine bağlı bir köy.
- bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
- Manisa ili Ahmetli ilçesine bağlı bir köy.
- bir şeyin benzeri, kopyası, tıpkısı
- Rize ili Merkez ilçesine bağlı bir köy.
- durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey
- Rize ili Pazar ilçesine bağlı bir köy.
- Trabzon ili Arsin ilçesine bağlı bir köy.
- incelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası
- bir maddenin bütün özelliklerini içeren küçük bölümü
Örnekler
“Mehmet Akif'in yetişmesi, gençlere bir örnek olarak anlatılmaya layıktır.”
“Bu binânın bir örneği daha yoktur.”
“Onların özü sözü birdir. Hayatları bizim için örnektir.”
“Vâli, burada yapılmış olan peynirlerden bir örnek görmek istedi.”
“Deney tüpündeki örnek mavileşince nasıl üretildiği anlaşılır.”
CEFR Seviyesi
B1
Intermediate
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.
This word is part of the CEFR B1 vocabulary — intermediate level.