soğukluk anlamı | Babel Free
so.ˈɰuk.ɫukTanımlar
- soğuk olma durumu, soğuk bir etki yapan şeyin özelliği, bürudet
- yemeğin sonunda yenen meyve, hoşaf, komposto vb. şeyler
- hamamlarda yıkanılan yerle giyinilen yer arasındaki az ısıtılan yer
- soğuk, sevimsiz ve ilgisiz davranış, ilgisizlik
- sevimsiz olma durumu, antipati
- kırgınlığa, dargınlığa yol açabilen sevgi azalması
- cinsel istek duymama durumu
Eşdeğerler
Dansk
uvenlighed
Deutsch
Fiesheit
Frigidität
Geiz
gemeines Benehmen
Gemeinheit
Kälte
kalte
kälte
Kühle
Schäbigkeit
Swag
Unfreundlichkeit
Unfreundlichkeiten
Esperanto
mojoseco
Suomi
epäystävällisyys
frigidiys
häijyys
kalseus
karsaus
keljumaisuus
keljuus
kylmyys
välinpitämättömyys
viileys
vilpoisuus
vilppaus
Français
abjection
antipathie
coolitude
fraîcheur
frais
frigidité
froid
froideur
pingrerie
radinerie
Gàidhlig
mì-chaoimhne
Magyar
barátságtalanság
ქართული
სიცივე
Lëtzebuergesch
Keelt
Te Reo Māori
makariri
Shqip
ftohtësi
తెలుగు
చల్లదనము
ไทย
ความเย็น
Tagalog
lamig
Türkçe
soğuma
Українська
прохоло́да
Örnekler
“Yatağımın içinde bu takır takır tahtaların soğukluğunu, sertliğini duyar gibi olurdum.”
“Öğle namazını hamamın soğukluğunda kıldı.”
“Delikanlı, soğukluğu iliklere işleyen soğuk bir sesle evet efendim, dedi.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free