sınır anlamı | Babel Free
sɯ.nɯɾTanımlar
- İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi; hudut
- Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
- Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi; uç, had
- Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer; limit
- Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük; limit
Eşdeğerler
Örnekler
“Sınır namustur.”
Border is the honour.
“Her ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedî olduğunu göstermelidir. Yüksel Türk! Senin için yükseklik sınırı yoktur. İşte parola budur. -Mustafa Kemal Atatürk”
The last breath of every individual must show that the breath of the Turkish nation will not be extinguished, that it is eternal. Rise, Turk! There is no limit of height for you. This is the motto. -Mustafa Kemal Atatürk
“Hele bir de birkaç sünger bulabilse artık mutluluğunun sınırı olmayacaktı.”
CEFR Seviyesi
B2
Orta üstü
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Bu kelime CEFR B2 kelime dağarcığının bir parçasıdır — orta üstü seviye.
Ayrıca bakınız
Know this word better than we do? Language is a living thing — help us keep it growing. Collaborate with Babel Free